|
LEFKOŞA- Askerlik konusu öz yurdumuz Kıbrıs’ın bir gerçeği.
O nöbeti ben da tuttum. Hem da giriş tarih belli, terhis tarihi belli olmayan dönemde.
Sıra oğluma geldi.
Benim mücahit olmamadan daha zor oldu oğlumun askere gitme kararı.
Neden?
Çünkü bir biçimde gidişini erteleme şansı vardı.
Daha da ileri gidersek, kitabına uydurup adına bedelli denilen parayı verip askerliğini yapmaması da mümkündü.
Sonunda askerliğin bir an önce yapılması gereken, kaçınılmaz bir görev olduğuna karar verdik, oğlum askere gitti.
Kurayı çekti. Asteğmen olarak askerliğini yapacağı kesinlik kazandı. Dört aylık temel eğitim için Tuzla Piyade Okuluna gönderildi.
Oğlum Serkan, İstanbul’a gidince bir de baktı ki, Kıbrıs’ta bize aile boyu hainlik basan “milliyetçilerin” çocukları, “Bedelli askerlik için kılıf dikmekle” meşgul.
Oğlum bozuldu.
“Boş ver be oğlum. Sen yap askerliğini... Sen da kurtul, biz da kurtulalım” dedim.
* * *
Sırf askerlik yapmasın diye kılıf dikenlere sempati ile bakmadım. Sempati ile bakmadım ama sorun da yapmadım.
Bir süre önce Avustralya’da katıldığım bir radyo programına telefonla katılan bir Kıbrıslı Türk, “ Çocuklarımızı askere yollamak istemeyiz ama burada kem küm ederiz” içerikli bir konuşma yaptı.
Dünyanın öteki ucunda yaşayan Kıbrıslı Türklerin çocuklarının askerlik konusuna bulunacak çözümün Kıbrıs’taki Türkleri rahatsız etmeyeceğini çok açık olarak söyledim.
Aynı yaklaşımım Kıbrıslı Türklerin en yoğun yaşadığı Londra başta olmak üzere yurt dışında bulunan tüm Kıbrıslı Türkler için geçerlidir.
Bir biçimde bu askerlik meselesi ciddi bir soruna dönüştü.
Birkaç yıl önce biraz elleyip ertelemeyi kolaylaştırdılar ama yetmedi.
Çünkü geçmişten cezalı duruma düşenler vardı.
Özellikle Londra’ya Kıbrıs’tan hangi yetkili giderse kendisine sunulan sorunlar listesinin en başlarında askerlik konusu oldu.
Yolu Londra’ya düşen tüm bakanlar ve mebuslar, “Merak etmeyin halledeceğiz” dedi.
İnsanlar çok da inanmadılar. Aslında inanmamadan öteki askerlikle ilgili bu konuda sivil otoritenin yeterli inisiyatif koyamayacağı inancı hakimdi.
Sonunda adeta teneke çala çala, “HALLEDİYORUG” dediler.
Taslak ortaya çıktı.
Londra’daki insanlarımız hukukçulara inceletip, “TAMAM DEĞİLDİR” dediler.
Yetkililer adam adam oturup konuşacaklarına topu taca atmayı tercih ettiler. İlgili komite üyeleri “park incelemesi” için İngiltere’ye gittiği zaman Londra’daki örgüt temsilcileriyle oturup görüştüler.
Sonradan sorup öğrendim, toplantıda ortak dil olarak Türkçe konuşuldu. Ama sonuca baktık yurttaşın söylediği anlaşılmadı.
Kaş yapayım derken göz çıkarıldı.
Geçenlerde KIBRIS TV’de Taylan Kav’ın programına katılmıştım. Mehmet Güner isimli Londra’da yaşayan oğlu olan bir baba programa katılıp isyan etti. “ Yapılan yasal düzenleme sorunu çözmedi. Örneğin oğlum bu nedenle gelemiyor. Parayı vermeyi kabul etse de gelemiyor. Dünya aleme ibret olsun Lefkoşa’dan Baf’a ölüm yürüyüşü yapıp yetkilileri protesto edeceğim” dedi.
Anladım ki yapılan yasa sorunu çözmedi... Çözmeyip beklentilere yanıt vermediği için ateşin üstüne benzin da döktü.
* * *
Cumartesi akşamı Genç TV’de Harun Denizkan’ın konuğu oldum bu kez.
Kıbrıs saatiyle sabahın dördüne kadar konuştuk. Anladım ki program kesintisiz devam etse 24 saat Londra’dan gelen telefonlar susmayacaktı.
Programda CTP Miletvekili Ali Gulle de vardı.
Çok samimi olarak şunu söyledi: “Burası Kuzey Kıbrıs... Burası normal bir ülke değil. Bizi anlayın.”
Sözün özü şu KKTC’de özellikle askeri ilgilendiren konularda sivil seçilmişlerin sözü bir yere kadar geçiyor. Dahası askeri makamlarla bu konuları tüm yönleriyle konuşma cesareti bakımından eksiklik var.
Aslında Londra’daki kardeşlerimizin tepkisine neden olan askerlikle ilgili tüm uygulamalar çok basit bir mantık ve yaklaşımla çözümlenebilir.
O yaklaşım nedir?
Askerlik görevi ile ilgili üst yaş sınırı 49 olarak kalır... Yaşı 49’un üzerinde olanlar hiç bir nedenle, dünden bugüne sarkan sorunları ne olursa olsun, askerlik bakımından sorgulanmaz. Geriye kalanlara ise geçmişte işlem hatası ne olursa olsun yeniden işlem yapma yani askerliği erteleme hakkı verilir. Mesele bu kadar basit.
Kuzey Kıbrıs’ta zorunlu askerliğini yapanlar bir süre yıllık seferberliğe gider... O bittikten sonra da Sivil Savunma Teşkilatı üyeliği yaşanır... Bütün bunlar ellili yaşlarda biterken Londra’dan seksenlik insanları hala askerlik kapsamından tutan anlayış anlaşılır değildir.
* * *
Bu kadar basit konu neden hala sorun olarak ortada duruyor?
Buna da cevap vereyim.
Kıbrıs’tan Londra’ya yurt dışına bakanlar sevgiyle, değer vererek bakmıyor. Daha açık ifadeyle nutuklarda söylenenleri boş verin, yurt dışına gitmek zorunda kalanları, kolayı tercih edenler olarak gören zihniyet hala etkindir.
Bu aşılmadığı sürece askerlik dahil yurt dışındaki Kıbrıslı Türklerin hiç bir sorunu ciddiyetle ele alınıp çözümlenemeyecek.
... Kıbrıs’tan Londra’ya baktığım zaman bir gördüğüm tabloya göre, askerlik konusunda sorun halledilmeden Londra’ya gidecek KKTC yetkililerinin işi zordan çok öte....
|