Hasta ve bakıma muhtaç olan, kendi kendine yetemeyen insanlara bu kadar kayıtsız kalmak İngiliz kanunlarına uymaksa, bunun insanlığı nerede? Evet hümanist değer yargıları ölmüş mü? Burada bir hayattan, bir canlıdan bahsediyoruz. Evet kanunlar herşeyden üstündür. Peki göz göre göre insanların ölüme gönderilmesine ne demeli? Eriyip giden, mahvolan, tükenen hayatlar...
İşte bu hafta başka bir dramatik öyküyle karşı karşıyayız. Ve kimbilir bilmediğimiz nice örnekler var etrafımızda! Toplum Postası bu hafta da maalesef bir insanlık dramını, yine bir insanlık ayıbını sayfalarına taşıyor...
Gazetemizin 37'inci sayfasından okuyabileceğiniz haberimiz bir mültecinin hikayesi. Küçük Candemir'in! Fotoğraf herşeyi anlatıyor zaten. Fazla söze gerek yok.
Küçük Candemir. Türkiyeli bir göçmen. Home Office tarafından iltica başvurusu bir kaç kez reddedildi. Türkiye’ye geri gönderilmek üzere Colnbrook Mülteci Kampı’na götürüldü. Bu kampta otuz sekiz gün açlık grevinde kaldı. Açlık grevinden sonra böbreklerinde ve ciğerlerinde sorunlar yaşamaya başladı. Ailesinin iddialarına göre Küçük Candemir, kampta kaldığı süre içinde psikolojik ve fiziksel baskıya maruz kaldı.
Ruhsal dünyası ve fiziki sağlıği bozulduktan sonra görevliler tarafından Hillingdon Hastanesi’ne götürüldü. fiu anda hastanede tedavi altında. Ailesi dahil herkesten şüpheleniyor. Yaşama umudunu ve inancını kaybetmiş durumda! Küçük Candemir mülteci kampında rahatsızlıklarından dolayı özürlülerin tutulduğu bir hücreye kapatılmış. Bacaklarındaki ve belindeki ağrılar dan dolayı yere sağlam basamıyordu. Koltuk değnekleri yardımıyla yürüyebiliyordu. Bir yandan açlık grevini sürdürürken diger yandan her geçen gün biraz daha zayıflıyordu. Candemir'in iddialarına göre kendisine yapılan ağır psikolojik işkence de cabası...
Candemir'in Hillington Hastanesi’ndeki doktoru Candemir’in durumunun iyiye gittiğini ancak böbrekleriyle, ciğerlerinde hala sorunların devam ettiğini, iyi bakılması gerektiğini ve açlık grevine başlarsa yeniden hayati tehlike yaşayacağını söyledi. Ote yandan Day-Mer, Halkevi, Gik-Der, YÇKM gibi dernekler de Candemir’e destek olmak için Hillingdon Hastanesi’ne gittiler. Bu sivil toplum örgütlerini de duyarlılıklarından dolayı tebrik ediyoruz.
Evet! Candemir'in öyküsü bu. İnsanlar yeni bir hayat ve umut için başka bir ülkeye gidiyorlar ve orada korkunç şeylerle karşılaşabiliyorlar. Bazen bedeli çok ağır oluyor. Candemir'in bundan sonraki öyküsü nasıl olur, bilemeyiz. Bildiğimiz tek şey bu trajik hikayelerin çok olduğu. Ve isteğimiz bu hikayelere bir son verilmesi.
Daha güzel yarınlar için el ele... |