1 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Sabıkalı(laştırılmış) Çocuklar

Ertanc HIDAYETTIN
info@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

İngiltere’nin, daha doğrusu İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Britanya’nın en hayran olduğum taraflarından biri, Hükümeti denetlemekle yükümlü kurumların bağımsızlığı ve şüphe götürmez tarafsızlığıdır.  Britanya’da hükümetler, kişiler yasadan üstün değil. Sırası gelir Başbakan karakola çağrılır ve 17 yaşındaki oğlunun asayişi bozan tavırları yüzünden ona ihtar verilmesini izlemeye zorlanır. Zaman olur iktidar milletvekillerinden birinin başkanlığını yaptığı komite Hükümetin ilticacılara uyguladığı işlemlerin insanlık dışı olduğu hakkında ağır eleştirilerle dolu bir rapor hazırlayıp Parlementoya sunar.

Düşünün, anavatanımız KKTC de veya Türkiye’de bir komisyon hükümeti ağır bir şekilde eleştiren bir rapor yazıp onu uluslararası kurumlara göndersin. Hem de iktidar parti üyelerinin çoğunlukta oldugu bir komisyon. Vallahi Komisyon üyeleri hemen vatan haini ilân edilirler. İşte Britanya’da Birleşmiş Milletler için bu tür bir rapor yayınlandı.  İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda Çocuk Komisyonlarının biraraya gelerek hazırladığı rapor Britanya’nın çocuklar için hiç elverişli bir yer olmadığını, çocukların en küçük sebebler yüzünden kriminal durumuna sokulduğunu üzerine basa basa vurguluyor.  Rapor üstelik zengin ve az gelirli aileler arasındaki eğitim ve sağlık uçurumunun gün geçtikçe daha da derinleştiğini belirtiyor.

Rapora göre 2002 ile 2006 yılları arasında çocuklar tarafından işlenen suçlarda önemli bir düşüş olmasına rağmen araştırmalar gösteriyor ki çocukların yargılanıp hüküm giyme oranı yüzde 26 artmış.  Hükümeti çocuklardan oluşan bir sabıkalı alt-sınıfı yaratmakla suçlayan rapor geçtiğimiz yıl 2900 18 yaş altı çocuğun hapsedildiğini ve bu rakamın Avrupa ülkeleri arasında en yüksek rakam olduğunu da vurguluyor.  199O yılından beri hapiste 30 çocuğun öldüğünü, fakat hükümetin gençlerin tutuklu olduğu merkezlerdeki şartların ne olduğu konusunda hiçbir halka açık soruşturma gerçekleştirmediğini gözler önüne seren raporda çocuklara yönelik eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği de detaylı olarak ele alınıyor. Örneğin araştırmalara göre 5 ile 16 yaşları arasındaki çocukların onda biri ruhsal rahatsızlıklardan muztariptir; 1.3 milyon çocuğun ailesi içki sorunları olan ailelerdir; fakir bölgelerde yaşayan ergen kızlar daha fazla hamile kalma tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Birkaç çarpıcı statistik daha: İngiltere’de 3.1 milyon çocuk (bu ülkedeki çocuk sayısının yüzde 29u) fakirlik çizgisi altında yaşıyorlar; öğrenme güçlüğü olan çocukların yüzde 82si okullarda çeşitli tacizlere maruz kalıyorlar; medyada çocuklara yönelik haberlerin yüzde 71i olumsuzdur; gençlerin tutuklu olduğu merkezlerde gençlerin yüzde 25i haftada 15 saatten az eğitim almaktadır; özürlü çocukları olan ailelerin yüzde 90i finansal güçlüklerle savaşmaktadır, v.s.

Raporu bu hafta inceleyen hükümet yetkilileri çocuk ve gençlere yönelik adalet sisteminde yeni bir tavrın geliştirileceğine dair sözler verdiler. Eminim benim gibi birçoklarınız da hükümetin bu sözünü ciddiye almayacaksınız. Çünkü iktidardaki İşçi Partisi hükümeti (ki çoğu zaman Muhafazakarlardan daha gerici siyasetler üretiyorlar) bu konuda sınıfta kaldığını defalarca göstermiştir.  İnandırıcı olmaları için   etkili uygulamalar yapmalıdırlar.  Başbakan Brown, bu karamsar tutumumuzu doğrulayacak nitelikte bir şey yapmıştı geçenlerde.  Biliyorsunuz son iki yıldır gençler arasında bıçaklı ve silâhlı saldırılar neticesinde epeyce genç hayatlarını kaybettiler. Bu sorun büyüyerek devam ediyor. Başbakan geçen hafta bir gün sabahın erken saatlerinde adalet ve polis yetkilileri ile yaptığı bir toplantıdan sonra mikrofonlara çıkıp Polisin ve mahkemelerin daha da küçük çocukları otomatik olarak yargılamaları gerektiğini söyledi. Brown’i ilk eleştiren polis ve yargı sorumluları oldu. Başbakan herzamanki gibi gerici medyaya ve topluma şirin görünmeye çalışıyor. Çünkü oy potansiyelini yükseltmek istiyor. Bilmiyor mu gençlerin hapisten çıkınca suç işleme oranının çok yüksek olduğunu? Bilmiyor mu hapishanelerin artık başka mahkum barındıracak kapasiteleri olmadığını? Tabii biliyor. Dedik ya onun amacı sorunlara çözüm getirmek değil, kozmetik lâflarla, maço tavırlarla halka şirin görünmek. Onun derdi saltanatını devam ettirmek.

Komisyon raporuna göre sosyal mobilite 70li yıllardan daha iyi değil.  Yani 40 yıla yakın bir süredir bu yolda hiçbir mesafe katedilmedi. Önemli olan bu konuya çözüm getirmek için uğraş vermektir. Örneğin 80li yıllarda, özellikle Brixton ve Tottenham ırk çatışmalarından sonra yerel belediyeler gençlik bölümlerini oldukça geliştirmişler ve gençlerle çalışan derneklere önemli ölçüde fon yardımı yapmışlardı.  Bu çalışmalar sonucu bu bölgelerde yıllardır bu tür çatışmalar yaşanmadı.  Fakat gençlik bölümleri şimdi hemen hemen kaybolmuş veya oldukça zayıflatılmış bir durumdadır.  Çünkü Merkezi Hükümet yerel belediyeleri sadece eğitim ve sosyal hizmetler gibi yasal sorumlulukları olan alanlar için para harcamaya zorluyor.  Bunları da doğru dürüst sağladıkları söylenemez. Sebeblerin en önemlisi yine merkezi hükümetin yerel belediyelere verdikleri fonların yetersizliğidir.

Sevgili okurlar.  Çocuklara ve gençlere damga vurup her çocuğu ve genci potansiyel holigan olarak görmek kolay.  Zor olan ülkedeki sosyal adaletsizliklere çozüm getirmek. Hükümetin asıl görevi bu olmalı.  Bunu yaptıktan sonra zaten sorun çözülecektir.

 

 

 

 

   1098 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Obama Kazandı Değişen Ne Olacak Ki?
22 Ekim 2008, Çarşamba   ŞENLİK BUNA DENİR
15 Ekim 2008, Çarşamba   Yaşamın Kıyısına Attıklarımız
01 Ekim 2008, Çarşamba   Kıbrıs İzlenimleri 2008 (6)
20 Eylül 2008, Cumartesi   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (4)
04 Eylül 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (2)
28 Ağustos 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (1)
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ESKİ LEFKOŞA’YA ÖZLEM
08 Ağustos 2008, Cuma   'Ana Dili Okulları' , 'Ek okullar', ve Şimdi 'Tamamlayıcı Okullar'
01 Ağustos 2008, Cuma   KKTC'den Neler Bekliyoruz?



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital