4 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]



Küçücük bir yerden sızsa da ışık ışıktır!

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ay ışığı altında koca bir hayat inşaa ediyorduk.

Geçilmez surlarla çeviriyorduk dört bir yanımızı.

Koruma altına alıyorduk yarınımızı!

Ay ışığında demleniyorduk...

Karanlıkta büyüyorduk.

Yıldızlar yol göstericimiz oluyordu.

Ay ışığında yönümüzü buluyorduk.

Geceden geceye tayinimizi çıkartıyorduk.

Zordu, engebeliydi.

Ama güzeldi.

Kök salıyorduk.

Boy veriyorduk.

Kemale eriyorduk.

Pişiyorduk.

Dallarımızda tecrübelerle kuşanmış yığınla yaprak vardı.

Silahımız süngümüz yoktu; ışığımız vardı.

Karanlıkta bile siyahiliği yaracak aydınlığımız vardı.

Ay-dınlığı tüketmeden kullanıyorduk.

Bizi geceye hapsetmeye çalışan insanlara inat köşeden bucaktan sızan ışıkla mücadeleye devam ediyorduk.

Bitmeyen bir kavgamız vardı.

Bitmesini istemiyoduk zaten.

Bu kavga sayesinde büyüyorduk...

Olgunlaşmamızın nedeniydi bu karanlıklar.

Karanlık hüküm sürdükçe aydınlık vardı.

Kimi zaman beziyorduk!

Sularımız kuruyordu.

Eğilip bükülüyorduk.

Büzülüyordu hücre duvarlarımız.

Olduğumuz yere yığılıyorduk.

Pütür pütür oluveriyorduk.

Düşüncelerimiz doğranıyordu.

Ruhumuzda gedikler oluşuyordu.

Siyah çöktükçe çöküyordu.

Karanlık bastırdıkça bastırıyordu.

Yorgan ağır geliyordu.

Boğulacak gibi oluyorduk.

Fakat ışığımız elini ayağını çekmiyordu üzerimizden.

Bir yerlerden bir ışık sızıyordu yine de!

Nefesini eksiltmiyordu ensemizden.

Hep arkamızda, önümüzde, sağımızda solumuzda beliriyordu.

Kurtarıcıydı her daim.

Pas kokan gecelerde yasemin kokularını saçandı...

Nemli odalarda genzimizi yakmayandı.

Kısacası aydınlıktı işte!

Karanlığı bozguna uğratandı!

Beyazın azı çoğu olmazdı.

Beyaz beyazdı.

Aydınlık aydınlıktı.

Küçücük bir yerden sızsa da ışık ışıktı!

Gündüzleri beklemek gerekmezdi kavgamız için.

Yaşama mücadelesi için sabah olmasını beklemek zorunda değildik.

Ay ışığı da yeterdi kavgaya.

Bir tutam aydınlık da kafiydi yaşamaya.

Neticede ışık ışıktı!

   843 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   İnsanlara değerinden fazlasını vermeyeceksin
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital