Gençsoy: Bu bina Londralı Kıbrıslı Türklerin tarihidir, geçmişidir ve onlarındır, şimdi sahip çıkma sırası da onlardadır. Bu dava benim davam değildir. Bu dava Kıbrıslı Türklerin Londra'daki geçmişinin, tarihinin bir davasıdır
Serhat İncirli
Kıbrıslı Türklerin, dünyadaki en eski örgütlerinden biri olan Kıbrıs Türk Cemiyeti, yarım asırdan beri faaliyetlerini yürüttüğü Merkez Londra'daki yerinden kovuluyor. Üstelik kovulurken de Londra'daki bazı kişilerin dedikodu içerikli mektupları, şikayetleri ile KKTC'deki yetkililerin Londra'daki geçmişimize karşı duyarsızlığının işbirliği kokusu müthiş mide bulandırıyor...
Yıllardan beri Kıbrıs Türk Cemiyeti'nin Soho'da, D'Arblay Street üzerindeki altı katlı binasının kime ait olduğu ve kimin kullanacağı konusunda devam eden kavga bu yılın başında sonuçlandı. Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi, binanın mal sahibi olduğu yönündeki davayı kazandı ve Kıbrıs Türk Cemiyeti'ne (KTC) 49 yıldan beri faaaliyet yürüttüğü yerde beş yıl daha kalma hakkı verdi.
Ancak KTC'de 1970 yılından beri başkanlık görevini yürüten Mustafa Gençsoy, direnmekte kararlı... "Mahkemeye devam etseydik kazanabilrdik ama maddi gücümüz kalmadı, en kötüsünü de düşünmek zorundaydık ve evimi kaybetme ihtimalim vardı bu nedenle anlaşmak zorunda kaldık" diyen Gençsoy, bu aşamada, KTC ve Londra'daki Türklerin tarihi ile özdeşlemiş binayı, topluma taşıyacağını ve toplumun hem geçmişine hem de binasını sahip çıkması için kampanya başlatacağını açıkladı.
Toplum Postası'na gelişmelerle ilgili bilgi veren Gençsoy, beş yıl daha aynı yerde senede bir Sterlin sembolik kira ödeyerek kalma hakları olduğunu hatırlattı. Gençsoy, "beş yıl sonra ne olacağını kimse bilemez, herhalde aynı şekilde kalmamıza izin vermeyecekler" diye konuştu.
1951'de kurulan Cemiyet, 1959'dan beri bu binada
KTC 1951 yılında kuruldu. Özellikle 1955 yılında Kıbrıs'ta aşırı sağcı EOKA tedhiş örgütünün faaliyete geçmesi ile birlikte 1958 yılında toplumlararası çatışmaya dönüşen Kıbrıs sorununda çok etkin görevler üstlendi.
Sürgünde kalan Kıbrıs Türk Topluımu liderlerinden Rauf Denktaş, tüm temaslarını buradan yönetti. Burası yıllarca Kıbrıslı Türklere gönderilen yardımların, hatta Erenköy Direnişi'ne giden mücahitlerin de adresiydi.
1959 yılında Osmanlı Bankası'ndan mortgage sağlanarak 25 bin Sterline alınan ancak ödemeleri yapılmadığı için borcu daha sonra büyüyen ve Türk Bankası'ndan alınan bir başka borçla yeniden bedeli 50 bin Sterlin olarak ödenen bina, tam 49 yıldan beri önce Kıbrıs Türk Kulübü, sonra Kıbrıs Türktür Cemiyeti ardından da Kıbrıs Türk Cemiyeti olarak faaliyet yürüttü. Kıbrıs Türk Temsilciliği de uzun yıllar burada faaliyet yaptı.
Adnan Menderes'in katkısı
Gerçi bazı dönemlerde özellikle bu temsilcilik görevini "Sekreter" sıfatı ile yönetenlerin isimleri bazı para dedikodularına karıştıysa da KTC'nin adı tarihin hiçbir döneminde "usulsuzülük" ya da "yolsuzluk"la birlikte anılmadı. KTC 1959 yılında satın alınırken, dönemin Türkiye Başbakanı Adnan Menderes'in de yardım yaptığı iddiaları bulunuyor.
O dönemde Menderes'in de içinde olduğu uçak Londra'da inişe geçtiği sırada düşmüş ve başbakan kurtulmuştu. KTC yöneticisi Kıbrıslı Türklerin ilgisinden çok memnun kalan Menderes, yardım sözü vermişti.
KTC binası, satın alındıktan bir süre sonra Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi ya da kısa adı ile Evkaf'a devredildi. KTC altı katlı binanın iki katını kullanacak, buranın geliri de KTC'ye kalacak ve mortgage borcu ödenecekti. Borç ödendikten sonra ise gelirin yüzde 50'is yine KTC'ye, yüzde 50'si ise Evkaf'a gidecekti.
Ancak 1969 yılına gelindiğinde 25 bin sterlinlik borcun tamamlanmadığı hatta 50 bin sterline yükseldiği ortaya çıkacaktı. Mustafa Gençsoy'un belgelere dayanarak verdiği bilgiye göre, dönemin KTC Başkanı Mehmet Seyfi, o günlerde Kıbrıs'a gidecek ve borcun 50 bin olduğunu öğrenecekti.
1971'den beri başkan!
1970 yılında Asbaşkan, 1971 yılında başkan seçilen Mustafa Gençsoy, 1971'de binanın Evkaf tarafından satılmak istendiğini ancak önlediklerini de aktarıyor...
Kıbrıs Türk mücadele tarihinin çeşitli dönemlerinde Londra'daki Kıbrıslı Türklere önderlik eden ve bir buluşma adresi olan KTC, 2005 yılında mahkemeden bir mektup alır.. Mektupta, "24 saat içinde binayı terkedin" denilmektedir. Aslında Evkaf, 1995 yılından itibaren, "bize aittir" dediği bu binayı hep istemektedir.
Ancak KKTC yetkililerinin büyük ihmalleri söz konusudur. Evkaf'a ait olan katlardan dahi kira doğru dürüst alınmaz. Kira sözleşmeleri yenilenmediği için artış da olmaz ve birçok kiracı çok az parayla senelerce burasının bazı katlarını tutar.
34 - 35 D'Arblay Street adresindeki binanın şu andaki değeri en az 4 milyon Sterlin...
Avrupa'daki en eski Kıbrıs Türk adresi ve Londra'daki Kıbrıslı Türklerin adeta tarihi... Kıbrıs'taki herhangi bir binadan daha çok manevi değeri bulunuyor... Evkaf'a ait olduğu için free hold satışı pek mümkün değil ancak lease hold olarak dahi satışı büyük gelir getirecek durumda...
Gençsoy: Bina Londralı Türklere aittir
Mustafa Gençsoy, binanın Evkaf'a değil, Londra'daki Kıbrıslı Türklere, hatta tüm Türklere ait olduğunda ısrarlı. KTC'nin maddi durumu yeterli olsaydı, davayı da kazanacaklarına inanıyor. Ve şimdilerde, büyük bir toplantı gerçekleştirip, binaya sahip çıkma konusunu Londra'daki Kıbrıs Türk toplumuna havale etmeyi planlıyor... Ve ekliyor: Bu bina Londralı Kıbrıslı Türklerin tarihidir, geçmişidir ve onlarındır, şimdi sahip çıkma sırası da onlardadır. Bu dava benim davam değildir. Bu dava Kıbrıslı Türklerin Londra'daki geçmişinin, tarihinin bir davasıdır"...
Gençsoy, Kıbrıs'taki yetkililerin her dönemde kendilerine yardımcı olmadıklarını, engel çıkardıklarını ve dikkate almadıklarını da belirtiyor...
KTC bu mahkeme süreci için bugüne kadar 100 bin Sterlinden fazla para harcadı. Altı katlı binanın bodrum ve zemin katı bir Kıbrıslı Türk işadamının yıllardır kirasında. Buranın kirasını Londra'daki KKTC Temsilciliği tahsil ediyor. Ancak yıllarca anlaşma yapmadıkları içn yıllık kirasından inanılmaz büyüklükte paralar kaybedilmiş. Örneğin seneliği belki de 30 - 40 bin sterline kiralanabilecek zemin ve bodrum, sadece 5 bin Sterline kiralanmış.
Mustafa Gençsoy'u üzen bir konu daha var... O da, bu bina ile ilgili olarak yıllarca bazı kişilerin ve çevrelerin ortaya attığı dedikodular... "Kendi içimizden, Londra'dan bazı kişiler, yıllarca burasıyla uğraştılar, Cemiyet'i dışarı atın diye mektuplar yazdılar, hakkımızda olmadık dedikdoular ve yalanlar ürettiler" diyen Gençsoy, kavgadan pek kaçacağa benzemiyor. Ama Londra'daki Kıbrıslı Türklerden ve Türklerden, kavgaya sahip çıkmalarını istiyor...
Bu arada Evkaf yönetiminden bir yetkili, binayla igili olarak davanın anlaşmayla sonuçlandığını, binanın tamamının şu anda Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi'ne ait olduğunu ve KTC'nin de beş yıl daha senede bir Sterlin sembolik kirayla burada kalmaya devam edeceğini açıkladı. Aynı yetkili, Gençsoy'un suçlamaları ile ilgili, "elimizden aldılar, tariih yok ediyorlar" gibi eleştirilerin muhatabının kendileri olamayacğını da ekledi. |