21 Kasım 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
David Haye fights for heavy weight championship [1]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Kıbrıs İzlenimleri 2008 (6)

Ertanc HIDAYETTIN
info@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Ekim 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs tatili süresince deneyimlerimizi beş hafta boyunca bu sütunlarda yansıtmaya çalıştım. Tabii ki bu kadar kısa bir zamanda bile herşeye değinmenin imkânı yoktu. Örneğin Litrangominin muazzam ama ıssız denizinin altın kumlarında şinya dallarını keserek gölge yapıp güneşin batışını seyrettiğimize,  Exotic Otelin kahvaltı salonundan yandaki lüks villada kalan yaşlı adamcağızın saat gibi her gün aynı saatte alışverişten arabasıyla dönüşünü izlememize, Galatyayadaki fırının ününü  duyup zeytinli, hellimli almak için oraya gittiğimizde fırın sahiplerinin bize gösterdiği sıcak ilgiye, Yeni Erenköydeki kendin pişir kendin ye tipi servis yapan Belediye Plâjına gelen asık suratlı kadının tekerlekli sandalyedeki annesine herkesin içinde hakaret edişi ve halkın tepkisine sebeb oluşuna, Büyük Handa bir dükkân çalıştıran Sosyalist Partisi geçmiş Cumhurbaşkanı seçimleri adayı hanımla yaptığımız siyasi içerikli sohbete, Arastalarda bir dövüz bürosunda çalışan, asık suratlı satıcıların aksine sevimli, güleryüzlü, pırl pırıl genç kıza, Asımla Mağusadan Lefkoşaya, Eğitim Bakanı Canan Hanımla yapacağımız toplantıya giderken yaptığımız sisli yolculuk esnasında KKTCnin sosyo ekonomik analizini yapmamıza, hemen hemen her yüksek tepeye dikilen bayraklara, Lârnakada fiyatların kuzeydekilerden çok daha makul olduğuna değinmedim

 

Daha önce de yazdığım gibi, biz Kıbrıslıtürkler yaşadığımız dış ülkelerde ne kadar uzun yaşarsak yaşayalım, Kıbrısa tatile gittiğimizde orada yaşayan halkın karşılaştıkları sosyal, ekonomik, siyasi sorunlara duyarsız olamayız. Yani bir İngiliz turist gibi iki haftamızı lüks bir otelin havuz başında geçirip geri ülkemize dönemeyiz.  Akrabalarımıza, arkadaşlarımıza konuşup o an yaşanan olayların nabzını alamamazlık edemeyiz.  Böyle olmasına rağmen yine de sık sık Kıbrısa gidenller arasında dahi etrafında gördüklerini yanlış yorumlayanlar sanırım çoğunluktadır. Örneğin halkın refah düzeyinin çok iyi olduğu yanlış görüşü yaygındır İngilteredeki Kıbrıslıtürkler arasında.  Herkesin altında BMW lar, Mersedesler, cipler var, hepsi yeyip içip eğleniyor deniliyor. Muhakkak bu tür arabalı kişiler var ama yeni bir fenomen de var aKıbrısta. Acaip yaygın kredi kartı kullanımı. Yani anlayacağınız Kıbrıstaki vatandaşlarımız da şu an tüm dünyayı kasıp kavıran kredi krizine sebeb bu tür uygulamalar yüzünden suni bir zenginlik sergiliyorlar.

 

İngilterede yaşayan bizleri ilgilendiren ilginç bir fenomen daha gözlemledim Kıbrısta.  Biliyorsunuz özellikle son on yıl içerisinde İngilterede yaşayan birçok kimse KKTCde ev sahibi oldu. Hatta inşaat sektöründeki patlamanın sebebi İngiltereli Kıbrıslıtürklerdir denilebilir.  Doğal olarak KKTCde evi olanlar daha sık oraya gidip geliyorlar. Hatta yılın yarısını Kıbrısta yarısını İngilterede yaşayan çok kişiler var. Ama bu ailelerin, özellikle yaşları ilerlemiş çiftlerin birbirlerinden uzun süre ayrı yaşamasını ve bunun beraberinde getirdiği sorunları gündeme taşıyor. Kıbrısta uzun süre veya devamlı kalmak isteyen erkekler, bunu yapmada büyük sorun yaşayanlar ise kadınlar oluyor genelde. Kadınlar İngilteredeki çocuklarından, torunlarından uzun süre ayrılmaya tahammül edemiyorlar çünkü.  Getirilen askerlik yasasının beklenmedik bir yan etkisi çiftler araısndaki ayrılığı yılda üç aya indirmek olabilir!

 

Her gün on dakikalık bir yürüyüş yaparak kızıl sıcakta otelden Boğaza gidip en az dört gazete alıp okudum tatilde olduğumuz sürece.  Büyükçe marketin Türkiyeli sahibi ile sohbet ettik.  O da herkes gibi pahalılıktan şikayetçi.  Gazete satışlarının onun için zarar olduğundan yakındı herzaman. Hakikaten gazete fiyatları hemen hemen İngilterenin Guardıan, Times, Independent gibi ciddi  gazetelerinin fiyatları ile aynı.  Gazete sayfaları ağırlıklı olarak ekonomik ve sosyal bozuklukları yansıtıyor.  Hükümet iki gazete haricinde basın tarafından topa tutulmuş durumda.  Köşe yazarları sık sık Kıbrıs sorununa çözüm bulma yolunda yapılan olumlu gelişmelere değiniyor ama halkın gündeminde bu konu oldukça alt sıralarda.  İki hafta zarfında aldığım gazetelerden derledidiğim başlıklar şöyle:

 

‘‘ Yes be annem değil, pes be annem dediler’’, ‘‘Lefkoşada tarihi eser, Girnede hintkeneviri, İskelede kurşunlama’’, Narenciye yollara dökülüyor’’, Başına torba, ayağına elektrik – İşkence kareleri’’, Çözümü beklerken zamları kabullenemeyiz’’, ‘‘Onbeş örgütten zam protestosu’’, ‘‘Bu ayıp ne zaman temizlenecek?’’, ‘‘719 okul birincisi boşta kaldı’’, ‘‘CTP – ÖRP hükümeti köylüleri de sokağa döktü’’, ‘‘No be bubam!’’, Binlerce kiracıyı sokağa atmaya hazırlanıyorlar’’, ‘‘Londradan geldi, esrarla yakalandı’’, ‘‘ Elektrik isyanı’’, ‘‘Elektrikte Rumdan yüzde elli pahalıyız’’, ‘‘Park değil, çevre sorunu’’, ‘‘Tarihi eserler bakımsızlıktan dökülüyor’’, ‘‘Güzelyurtta kaçak işçi operasyonu’’ v.s, v.s, v.s.

 

Kısacası Kıbrıslıtürkler bir yığın sorunla uğraşıyor. Ve aslında sorunların sona ermesi, daha doğrusu hafiflemesi en büyük, en önemli sorun olan Kıbrıs sorununun hallolması ile bağlantılı.  Ama önce iç huzurun sağlanması gerektiğini söylüyor birçokları. Yani tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan gelir gibi bir durum. 

 

Bir de şu var.  Şimdiki hükümeti pahalılık, ekonomik bunalım yaratma gibi şeylerden suçlayan hele hele eski hükümetlerin başlarındakiler otuz, otuzbeş yaşlarındaki insanları emekliye çıkarıp partililerine yüklü ikramiyeler dağıtmakla ve diğer uygulamaları ile bugünkü sorunun  yaratılmasındaki paylarını ne çabuk unutuyorlar? Şu anki hükümet çok hatalar yaptı ve yapıyor. Ama biraz da insaflı ve adil olmak gerekmez mi?

 

Bize Kıbrıslı kardeşlerimize sabır dilemekten başka ne kaldı?

 

SON

   1062 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Obama Kazandı Değişen Ne Olacak Ki?
22 Ekim 2008, Çarşamba   ŞENLİK BUNA DENİR
15 Ekim 2008, Çarşamba   Yaşamın Kıyısına Attıklarımız
20 Eylül 2008, Cumartesi   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (4)
04 Eylül 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (2)
28 Ağustos 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (1)
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ESKİ LEFKOŞA’YA ÖZLEM
08 Ağustos 2008, Cuma   'Ana Dili Okulları' , 'Ek okullar', ve Şimdi 'Tamamlayıcı Okullar'
01 Ağustos 2008, Cuma   KKTC'den Neler Bekliyoruz?
25 Temmuz 2008, Cuma   Şükran mı Hüsran mı?



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital