6 Eylül 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
DAÜ İngiltere’den gelen öğrencileri ağırlıyor
Tolga’nın filmi tartışma getirecek
Orhan Pamuk'un son romanı bir aşk masalı
Piraye’nin Sandığından Nazım’ın “Öteki Defterleri” Çıktı
İran’daki idamlara karşı protesto
Methanol found in counterfeit Spar brand vodka
Thousands celebrate Olympic Handover in Hackney
‘Beş Vakit’ İngiltere’de gösterime giriyor
KIBRIS'TA MÜZAKERE SÜRECİ RESMEN BAŞLADI
Eylem, gönülleri fethetti

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Irkçılıkla Mücadele Martavalları

Ertanc HIDAYETTIN
info@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Avrupa Kupası süresince her futbolsever gibi ben de televizyon ekranlarına kilitlendim.  Türkiye Milli Takımının başarısı ile gurur duyduk. Zaman zaman Fatih Terim’e kızsak da başarısı hiç küçümsenemez.  Bu başarılarının ileride de devamını dileriz.

 

Bu haftaki yazımın konusu futbol değil.  Yarı final maçları öncesi seyretmek zorunda kaldığımız bir sahtekârlık, riyakârlığa değinmek istiyorum. Ne oldu? Takımların milli marşlarından sonra takım kaptanlarına ırkçılık aleyhine iki satır bir şeyler okutuldu. Ayrıca tüm maçlarda sahalarda futbol camiasının ırkçılığa karşı olduğu mesajı verildi. Geçen Perşembe gecesi oynanan İspanya v Rusya maçında bu mesaj okunurken İspanya milli takımı antroneri Aragones’in yüz ifadesini çok görmek isterdim. Ama malesef ekrana bu görüntü getirilmedi. Luis Aragones 2004 yılında o zaman Arsenal oyuncusu olan Thiery Henry icin çok çirkin ırkçı söylemlerde bulunmuştu.  Henry’nin takım arkadaşı Reyes’i motive etmek için ona şöyle demisti: “ O bok zenciden daha iyi olduğunu göster”.  Tüm baskılara rağmen önceleri İspanya Futbol Federasyonu Aragones aleyhine hiçbir karar almamıs, sonunda göstermelik olarak Aragones 87.000 USD para cezasına çarptırılmıştı.

 

İspanya’nın o akşamkı rakibi Rusya idi. O ülkede de futbol ve yaşamın diğer alanlarında müthiş ırkçılık olduğu malum. Avrupa’nın dev futbol takımları, örneğin Real Madrid, iki Milân takımı, Lazio v.s. taraftarlarının bir bölümü arasındaki ırkçı, faşist eğilimler herkes tarafından biliniyor. Vikipedia İnternet ansiklopedisinde bir araştırma yaparsanız detaylı olarak dünyanın, özellikle Avrupa’nın değişik ülkelerinde futbolda ırkçılık hakkında bilgi okuyabilirsiniz. Dünya Futbol Federasyonu FİFA ve Avrupa Futbol Federasyonu UEFA bu tür kozmetik, göstermelik şeylerle dünyanın gözünü boyamaya çalışacaklarına ırkçı futbolcu, antröner, futbol başkanları aleyhine çok daha etkili, caydırıcı önlemler alsalardı onlara saygım olacaktı.  Ama belli ki ırkçılıkla mücadele bu iki önemli kurumun başındakiler için öncelik teşkil etmiyor.

 

Futboldaki ırkçılığı bırakmazdan önce dün duyduğum korkunç bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.  Gazeteler yukarıda bahsettiğim İspanya antroneri Luis Aragones’in Fenerbahçe ile yeni sezon için anlaştığını yazıyor.  Umarım doğru değil. Kendimi bildim bileli Fenerbahçeliyim. Eğer bu haber doğru ise protesto olarak çok sevdiğim Fenerbahçeden vazgeçeceğim. 

 

Gelelim genel yaşamdaki ırkçılığa.  Geçen hafta İşçi Partisi hükümetinin eşitlikten  sorumlu Bakanı Harriet Harman gürültülü patırtılı bir şekilde hükümetinin yeni Eşitlik Yasa Tasarısını duyurdu.

 

Yeni yasa etnik azınlık toplumları, yaşlılar, ve kadınlara karşı yapılan ayırımcılığın önlenmesi ile ilgili varolan yasaları güçlendirmeyi amaçlıyor.  Yeni yasaya göre bir işyeri kadın veya etnik azınlık toplumlarını işe almayı tercih edebilir. Ancak bu tercih iş başvurusu yapanlar arasında yetenek ve deneyim eşitliği olduğu takdirde uygulanabilir. Yani bir iş için birisi kadın diğeri beyaz bir erkek başvurmuşsa ve heriki aday her konuda eşitse ve o işyerinde çok az kadın çalışan bulunuyorsa işyeri kadın adayı tercih edebilecek. Yasa aynı zamanda hizmet alanlarındaki yaşlılara yönelik ayırımcılığa da son verecek.  Örneğin sigorta şirketleri artık kişileri yaşlarından dolayı reddedemeyecek. 

 

Tabii ki tüm bunlar çok olumlu şeyler. Bu tür yeni bir yasa çıkarılması güzel. Güzel, güzel olmasına da bunların kâğıt uzerinde kalmaktan öteye gidemeyeceğini geçmiş deneyimler gösteriyor.  Bu yasa da bana sorarsanız diğerleri gibi dişsiz, tırnaksız bir arslan olmaya mahkumdur.  Uzun yıllar yerel belediyelerde çalışmış bir eşitlik görevlisi olarak sanırım bu konuda konuşmak için yeterli bilgi ve deneyim sahibiyim. Değerli okurlar, ilk kapsamlı Irk Eşitliği Yasası 1976 yılında geçirildi.  Tam 32 yıl önce.  Ama gerek bu yasa gerekse daha sonra getirilen 2000 Eşitlik (Değişim) Yasası ırk ayırımcılığını yenme konusunda ne denli etkili oldu? Sanırım bu sorunun cevabı hakkında ne düşündüğümü anlamak için yazımın başlığına bakmanız yeterli olacaktır. Bu yasa 1995 yılında siyah bir gencin (Stephen Lawrence) beyaz ırkçılar tarafından öldürülmesini takiben hükümet tarafından Polisin ırkçılığını araştırmak için kurduğu 5 yıl süren soruşturma sonucu geçirilmişti. O yıldan buyana birçok etnik azınlık ferdi ırkçıların kurbanı oldu. 13 yıl sonra bugün medya Londra Metropolitan Polis Servisinin Yardımcı Komiseri Asyalı Tarique Ghaffur’un Metropolitan Polise yönelik ırkçılık suçlaması yaptığı haberi ile çalkalanıyor.

 

Hükümetler gelir gider. Zaman zaman kendi eşitlik yasalarının yapmaya çalıştıkları ile bağdaşmayan uygulamalarda bulunurlar.  Pazar gün gazetelerden okudum. Hükümetin ilticacılara karşı yaptığı uygulamaları bir komisyon, iki yıllık bir araştırma sonucu insanlık dışı bulmuş. İktidardaki İşçi Partisi hükümeti üst düzey yetkilileri sağcılara şirin görünme uğruna çok ırkçı söylemlerde bulundu.  O yüzden geçen Perşembe günü Henley ara seçiminde 5inci sırada gelmesi ve daha önemlisi ırkçı, faşist BNP Partisinin arkasında bitirmesine kocaman bir OHHHHH OLSUN! çektim. Daha beter olsunlar! 

 

Bu arada şunu da söyleyeyim. KKTCdeki Kıbrıstürklerin aleyhine olan demografik değişiklikleri gösteren bir araştırma hakkında “vatandaşlar arasında ayırım yapmak ırkçılıktır” gibi saçma sözler sarfedenler de İşçi Partisinin akibetine uğrarsa onlara da OHHHHH OLSUN çekeceğim.

 

“Irkçılık insanoğlu için en büyük tehlikedir – en az neden ile en fazla nefret” – Abraham J. Heschel

   909 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Eylül 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (2)
28 Ağustos 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (1)
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ESKİ LEFKOŞA’YA ÖZLEM
08 Ağustos 2008, Cuma   'Ana Dili Okulları' , 'Ek okullar', ve Şimdi 'Tamamlayıcı Okullar'
01 Ağustos 2008, Cuma   KKTC'den Neler Bekliyoruz?
25 Temmuz 2008, Cuma   Şükran mı Hüsran mı?
17 Temmuz 2008, Perşembe   AH ŞU İNGİLTERELİ KIBRISLILAR!
26 Haziran 2008, Perşembe   "Yazdıkça Daha Çok Senin Olur Yazdıkların"
19 Haziran 2008, Perşembe   'GELECEĞİNE SAHİP ÇIK'
13 Haziran 2008, Cuma   Sabıkalı(laştırılmış) Çocuklar



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital