13 Ekim 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
HSBC, 1100 çalışanının işine son verecek
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue
YKP slams arrests in north Cyprus
Security of Greek and Turkish Cypriots not a Guarantee Treaty Issue
Conservatives pledge priority for Cyprus
Is British culture responsible for alcoholism and violence?
Cyprus Peace Platform calls for census before referenda
Details on the negotiations leaked
New prostitution rules to protect trafficked women
I have never talked about two states says Talat

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Futbolun çirkin yüzü:Irkçılık

Ali KESKİN
ali@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Temmuz 2006, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Futbolun çirkin yüzü:Irkçılık

Zinedine Zidane’nın fotoğrafları hemen hemen tüm gazetelerin ilk sayfalarında. Fransa’da yokluklar içinde büyüyen Cezayirli göçmen çocuk, vatandaşı olduğu Fransa’yı Dünya ve Avrupa Kupası maçlarında başarıdan başarıya koşturduktan sonra kariyerinin son maçında  boynu bükük terk ediyor sahayı… Herkes final maçında kırmızı kart gören Fransa milli takımı kaptanı Zidanı’nın İtalyan futbolcu  Materazzi’ye attığı kafayı konuşuyor. Konuyla ilgili yorumlar değişik. Ancak Materazzi’nin, Zidane ağır küfür ettiği ve ‘ırkçılık’ içeren hakaretlerde bulunduğu görüşü yaygın.

Zidane gerçekten de ırkçı bir hakaretin kurbanı mı oldu..?  Bilmiyoruz.

Ama futbolda ırkçılığın, Avrupa sahalarında çok uzun süredir büyük bir sorun olduğunu biliyoruz.  Son dünya kupasında da taraftarlar arasında yaşanan şiddet olayları ve final maçında yaşanan kavga bunun en güzel örneği oldu.

Şüphesiz futboldaki ırkçılık sadece taraftarlarla ilgili de değil. Avrupa’da ırkçılık, futbolla ilgili bütün kurumlara bulaşmış durumda. Yani futbolcular, teknik kadro, kulüp başkanları hatta bazen kulüplerin kendileri bile ırkçı olabiliyor…

Özellikle İngiltere, İspanya, İtalya’da Afrika kökenli futbolculara yapılan ırkçı saldırılar ürkütücü boyutlarda.

Futbolda ırkçılığın en fazla gündeme geldiği olaylardan biri geçen yıl on binlerce Real Madrid taraftarının Bernabau’da siyah İngiliz oyuncular sahaya çıktığında maymun sesleri çıkarmasıyla yaşanmıştı. Dünyanın en pahalı liglerinden biri olan İspanya La Liga’da da ırkçılığa karşı önemli bir yaptırım uygulanmıyor. Barcelona’da top koşturan Kamerunlu siyahi futbolcu Samuel Eto’da ırkçılık kurbanı futbolculardan. Eto, sadece tribünlerin değil, saha kenarındaki teknik kadronun da hedefi olmuştu. Atletico Bilbao Teknik Direktörü Javier Clemente, kendi futbolcusu Unai’yle kavga edip tüküren Eto’u için, “düne kadar ağaçta oynuyorlardı, şimdi yere inip insanlara tükürüyorlar” dedi.

İspanyol Futbol Federasyonu, Barcelonalı golcü Eto’ya yönelik ırkçı şarkılar söyleyen seyircisi nedeniyle Albacete kulübüne sadece 600 Euro ceza kesti…

Futbolda ırkçılık denildiğinde ilk akla gelen takımlardan biri de SS Lazio’dur. Aşırı sağcı bir taraftar kitlesine sahip olan Lazio taraftarlarının “Auschwitz yurdunuz, fırınlar eviniz” şeklinde pankart açacak kadar ileri gittikleri biliniyor.  Lazio’nun kaptanı Paolo di Canio da, Livorno maçında taraftarların olduğu bölüme giderek kolunu kaldırıp önce yumrukla sonrada açık avuçla Nazi selamı vermişti. Daha önce Roma maçında da aynı selamı veren Canio, İtalyan Futbol Federasyonu tarafından sadece bir maçla ve 10 bin Euro para ile cezalandırılmıştı. Canio verdiği faşist selamı savunarak, “ben sadece halkımı selamladım” ifadesini kullanmıştı.

Dünyada futbolda ırkçılığın en fazla yaşandığı ülkelerden biri de İngiltere’dir. İngiltere’de eski sömürgeciliğin de etkisiyle yoğun bir Afrikalı ve Asyalı nüfusu barındırıyor. İlk ırkçılık belirtileri 1970’li yıllarda İngiltere Premier Ligi’nde ilk siyahi futbolcuların top oynamaya başladığı dönemlere rastlar. O yıllarda siyahi futbolcuların ısınmak için sahaya çıkmasıyla birlikte tribünlerde yükselen maymun sesleri ırkçılığın ilk işaretleriydi.  Leeds United oyuncuları Lee Bowyer ve Jonathan Woodgate’in bir barda Asyalı bir gence yönelik ırkçı bir saldırı olayına karışmaları olayı günlerce medyanın gündemini işgal etti.

Irkçılığın yüksek boyutlara ulaşmasından sonra İngiltere’de ‘Let’s Kick the racism out off football” ‘Irkçılığı futboldan kovalım’ isimli kampanya başlatıldı.  İngiltere Futbol Federasyonu’nun başlattığı bu kampanya onüç yıldır devam ediyor. Ancak futbolda ırkçılık hala bitmedi. Son olarak BBC’nin futbol yorumcusu John Motson içindeki gizli öfkesini haykırarak siyah bir futbolcuya hakaret etti.  Onun pozisyonunda birinin böyle bir duruma gelmesi oldukça düşündürücüydü. Premier Lig’deki ırkçılık sadece bununla da sınırlı değil. İngiliz Premier Ligi dünyanın en renkli ve en fazla ırkı barındıran ligi olarak biliniyor. Ama bu sadece sahada böyle.  Premier Lig’deki oyuncuların dörtte biri siyah ve melez olmasına rağmen Premier Lig’de henüz bir tek siyah veya melez teknik direktör bulunmuyor. Tribünlere bakınca orada da ezici bir beyaz çoğunluk hemen göze çarpıyor. Ancak istisna olan bir alan var ki o da, futboldaki hizmet sektörü. Yani yeme, içme, temizlik, turnike güvenlik görevlileri vb hizmetlerde görev yapanların çoğunluğu yabancı ve siyah. İngiliz Futbol Federasyonu’nun 92 kişilik konseyinin ise tamamen beyaz olması daha da ilginçtir. Görülüyor ki sahada yaşanan renklilik henüz yönetim mekanizmalarına yansımış değil. Yani siyahlar futbolu oynayabiliyor, onu en güzel şekilde icra edebiliyor ama yönetmeye gelince yoklar. Çünkü bu başlı başına ayrı bir yetenektir ve bu da beyaz İngilizin tekelinde...

Futbolda yaşanan ırkçılık olayları Avrupa’yı köle ticareti ve sömürgecilik taşıyan kirli tarihiyle bir kez daha yüzleştiriyor. Biz her ne kadar gerek Dünya Kupası gerekse Avrupa Kupası maçlarında Zinedine Zidan, Ronaldinho, Thiery Henry, Rio Ferdinand gibi büyük futbol sanatkarlarını renklerine ve ırklarına bakmadan, oturup zevkle izlemeye devam etsek de futbol bazı kişilerin içlerindeki kirli kinlerini kusabilecekleri ortamı sunmaya devam ediyor.

   1741 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Ekim 2008, Çarşamba   Thatcher'lı yıllar ve Anti Poll Tax Hareketi
20 Eylül 2008, Cumartesi   Ali Aktaş'ın son mektubu
04 Eylül 2008, Perşembe   Kraliçe'nin Muhafızları 200 yıllık kalpaklarını çıkaracak mı?
28 Ağustos 2008, Perşembe   1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış çağrısı: Çocuklarımız ölmesin
13 Ağustos 2008, Çarşamba   İngiltere’de yeni dönem
08 Ağustos 2008, Cuma   Önce yeryüzü
01 Ağustos 2008, Cuma   Kanlı Tarih
25 Temmuz 2008, Cuma   "Erkeklerin sesi"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon dedikleri
03 Temmuz 2008, Perşembe   Burası Türkiye



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital