20 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Alman İstihbaratı "Derin devletin işi"
Genelkurmay Başkanı Başbuğ oldu
Talat "2009 başında çözüm bekliyorum"
Serap Tezcan barış ve kardeşliği yazıyor
Kolesterolü düşürmek için en yeni teknikler
Johnson canlı yayında sinek yuttu
Richard Barnes'tan destek sözü
DAÜ Yaz Kampı’na Londra’dan 12 genç katılıyor
ICAD: "Sadece Ergenekon'u Değil, Devlet Yapımı Kontrgerillayı Dağıtın"
Kraliçe yine Londra'dan

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Esas konuların etrafından tur atmakla olmuyor...

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

LEFKOŞA- Hristofyas’ın Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından Kıbrıs sorununun çözümü için ivme kazanan görüşmeler bir kez daha başarısızlık duvarına toslama yolunda mı ilerliyor?

Bu soru gerek Kıbrıs’ta gerekse Kıbrıs sorununu çözümüne katkı koymak isteyenler merkezlerde sorulan bir soru.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas, sorunun çözümüne katkı koyacak iki uyumlu lider olarak algılandı yolun başında.

Teknik komiteler, çalışma grupları kuruldu... Oluşturulan komiteler ve çalışma grupları belirlenen program çerçevesinde bir araya geliyor da. Ancak esas konular etrafında tur atılınca beklenen mesafe alınamıyor.

*           *         *

Kıbrıs sorununda çözümsüzlük kronikleşti.

Başarısız girişimler o kadar çok oldu ki, zaman içinde çözüm için araç olan görüşmeler amaca dönüştü.

Amaçla aracın yer değiştiği ortamlarda sorun unutulur.

Bu bir kaçınılmaz yazgıdır.

Çözümsüzlüğü çözüm olarak gören anlayış için laf ola görüşmeler hiç sorun değil. Ancak siyasi misyonunu Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koymak olarak gören ya da görenler için bu geçerli olamaz.

Talat, KKTC Cumhurbaşkanı seçildiği ilk günden başlayarak neredeyse koşulsuz görüşme isteğiyle elini barış için Güney Kıbrıs’a uzattı.

Papadopulos, karşılık vermedi. Bu durum çok da sürpriz olarak algılanmadı. Sonuçta Papadopulos’un siyasi duruşu biliniyordu.

Son seçimlerde Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilen Hristofyas’ı kimse Papadopulos’la aynı kefeye koymak istemiyor.

Ancak geride kalan kısa sürede görüldü ki iki toplumlu siyaset üretmeyi başaramayan liderlerin Kıbrıs sorununa çözüm bulması çok zor hatta imkansızdır.

*              *             *

Çok net olarak görüldü ki tarafların görüşmeler sürerken bir de kendi ayrı yol haritaları var.

O ayrı yol haritasıyla ne yapıp, nereye gittikleri karşı tarafça yakından gözleniyor.

İşte en son örnek...

Kıbrıs Cumhuriyeti ile İngiltere’nin imzaladığı memorandum, KKTC’de ve özellikle KKTC Cumhurbaşkanlığı’da görüşme sürecini dinamitleyen bir gelişme olarak görüldü.

Talat’ın Politis gazetesinin sorularını yanıtlarken memorandum konusuna değindiği bölümleri ilginç bulduğum için sizlerle paylaşmak istiyorum.

 " Politis: Sayın Talat, iki yoldaş olarak iyi ortamı bozmayı nasıl başardınız?

Talat: Sayın Hristofyas sık sık; çözümün "Kıbrıslı" olması gerektiğini söylüyor. Kıbrıslı olabilmesi için bazı ortak tezlerde anlaşmamız gerek. 23 Mayıs'ta ortak bir açıklamada anlaştık. İki taraftan biri; üzerinde anlaşmaya varılan tezlerden sapma hedefiyle bir üçüncü tarafın desteğini almaya çalıştığında, kaçınılmaz olarak prosedüre zarar verir.

Politis: Kıbrıs-İngiltere Karşılıklı Anlayış Memorandumu'nu kastediyorsunuz.

Talat: Evet, memorandumdan söz ediyorum. Ortak bir açıklama üzerinde anlaştık ve sonrasında Kıbrıslı Rumlar, İngiltere'yle başka bir şey üzerinde anlaştı. İngilizler, Hristofyas'a bazı hediyeler vererek anlaşmamızın, dolayısıyla da birinin diğerine güveninin altını oydular. Kıbrıslı Türklerle Rumların yıllarca birbirleriyle savaşmasını sağlayarak üsler elde ettiler. Şimdi aynı şeyi yapıyorlar...

Politis: Fakat bu; BM ve AB'nin Kıbrıs'la ilgili kararlarından genel tezler içeren bir memorandumdur

Talat: Affedersiniz ama bu memorandumda; Kıbrıslı Türkler için hassas mesele olan iki kurucu devlet arasındaki ortaklık ifadesi dışında bütün detaylara yer verildi. Neden? Ortak zemin ve ortak dil bulmamız konusunda ısrar eden Sayın Hristofyas'tı. Bir açıklama üzerinde anlaşmaya vardık ve ertesi gün bunu ortadan kaldırmaya çalışıyor. 23 Mayıs'tan beridir bu ortak açıklamayı tekrarlamadı bile...

Politis: Yani bütün mesele, Hristofyas'ın 23 Mayıs ifadesini kullanmaması mı?

Talat: Kullanmıyor, savunmuyor ve değerini düşürüyor. Bazı ülkelerin bu metnin tamamının UNFICYP'in görev süresinin uzatılmasına ilişkin kararda yer almasını önerdiğini ancak bazı daimi üyelerin müdahale ederek durdurduğunu biliyoruz. Neden? Neden kararda Kıbrıslı Rumları tatmin eden yarım açıklama var da Kıbrıslı Türkler için denge olan öteki yarısı dışarıda bırakıldı? Yine; Genel Sekreter'in raporunda Kıbrıslı Türklerin izolasyon duygusuna sanki gerçek değilmiş gibi yer verildi. Daha önceki ifadelere kıyasla, bir değerini düşürme var.”

*            *          *

BM Genel Sekreterinin Siyasi İşlerden sorumlu yardımcısı Pascoe, Kıbrıs’a geldi.

İki lideri yemekte bir araya getirmek istedi. Talat, kabul etmedi.

Bir zamanlar diyalogta hiç sorun yaratmayan Talat, şimdi neden böyle devranıyor?

Sorunun yanıtı aslında çok açık.

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, çok net olarak anladı ki, Hristofyas’ın liderliği de Rum tarafında çözüm yönünde ciddi bir irade değişikliğine neden olmadı.

Çözümsüz Kıbrıs sorununun, Kıbrıs, bölge ve dünyada baş ağrıtmaması durumunda kimse rahatsız olmayacak. Çözümü bulmaktan umut kesenler bunun için çaba harcama noktasına kayıyor. İşte bunun fark eden Talat, küçük çaplı krizlerle Hristofyas dahil herkesi uyarmak istiyor.

Bu yaklaşım işe yarayacak mı? Çok kolay değil. Hatta riskli bir davranış... Çünkü bu tür yaklaşımların izahı çok kolay anlaşılır şekilde yapılmazsa, bu tür davranışlar raporlara girer ve uzlaşmazlık gömleği yeniden sırtımıza geçirilir.

   577 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Altı günde adanın kaderi değişti...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Görüşmelerde zor dönemeç...
26 Haziran 2008, Perşembe   İngiletere, Kıbrıs sorununa ne kadar taraftır?
13 Haziran 2008, Cuma   CTP, şamar oğlanı olurken...
05 Haziran 2008, Perşembe   Hristofyas ve Rum tarafının sıkıntısı
29 Mayıs 2008, Perşembe   Rumlar, bizi yıllarca nasıl gördü?



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital