13 Ekim 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
HSBC, 1100 çalışanının işine son verecek
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue
YKP slams arrests in north Cyprus
Security of Greek and Turkish Cypriots not a Guarantee Treaty Issue
Conservatives pledge priority for Cyprus
Is British culture responsible for alcoholism and violence?
Cyprus Peace Platform calls for census before referenda
Details on the negotiations leaked
New prostitution rules to protect trafficked women
I have never talked about two states says Talat

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Türkiye’de kimleri şiddalıyoruz?

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

 

LEFKOŞA- Geçtiğimiz haftas sonu ABD Lefkoşa Büyükelçiğinin İstanbul’da düzenldiği Gazeteciler Sempozyumuna katıldım. Sempozyuma Kıbrıslı Türk, Kıbrıslı Rum, Türk ve Yunan gazeteciler katıldı.

Kıbrıs sorunu çok yönlü olarak irdelendi.

Sempozyumun tek ABD’li konuşmacısı olan Dr. Stephen Larrabee’ydi.

Larrabee, ABD’deki RAND Kurumu’nun Avrupa Güvenliğinden sorumlu biriminin başkanı.

Konuşması ve ardından tartışma bölümü vardı.

Amerikalı Dr. Larrabee, ağırlıkla Kıbrıs’ı konuşmak için kürsüdeydi ama konuşmasında Kıbrıs’a özellikle Kuzey Kıbrıs’a hiç doğrudan gelemedi.

Tıpkı mektuplarımızın Mersin10- Turkey kodu ile adresimize geldiği gibi.

Söz alıp ABD’nin Kıbrıs’a ilgisinin hep Türkiye merkezli olduğunu anımsatıp ekledim, “1960’larda ABD, Kıbrıs’a NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan arasında gerginlik, çatışma yaratmaması için ilgi duydu. Günümüze gelindiği zaman bu kez ABD, Kıbrıs’a ilgisini Türkiye – AB ilişikilerinde sorun yaratmaması için sürdürdü.”

Larrabee, yaklaşımımla kendi söylediklerinin örtüştüğünü söyledi.

***

“Bize neden adam muamelesi yapmıyorsunuz?” diye sormadım ama söylenilenleri dinlerken herkes gibi ben de fark ettim ki, Kıbrıs sorununun anahtarı Ankara’da görülüyor.

AKP,  kapatma davasıyla uğraşmaya öncelik vereceğine göre Kıbrıs sorununun çözüm çabalarının bundan olumsuz etkileneceği de açık bir şekilde ortaya kondu.

Türkiye –AB ilişkileri kötü giderse Türkiye’nin Kıbrıs’ta ilerlemeye katkı koyma eğiliminde azalma olacağı söylendi. Doğru bir saptama yapıldı. Türkiye’de AKP’nin kapatılmasına yönelik davanın seyri Türkiye’nin sadece AB ile değil batı ile ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. O zamanda Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin iç sorunundan dolaylı değil, doğrudan etkilenmiş olacak.

***

 Kıbrıslı Rum ve Yunanlı gazetecilerle birlikte Sabah Gazetesi ve atv’yi de ziyaret ettik.

Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Doğan Satmış, bizlere Sabah’ı anlattı, sorularımızı yanıtladı...

Kıbrıs’la ilgili haberlerin gazetede ne kadar yer aldığı ve okuyucunun ilgisinin bu haberlere ilgisinin ne olduğu, sorusu da soruldu...

Doğan Satmış’ın yanıtı çok netti... “Kıbrısla ilgili haberler okunmuyor, okuyucunun ilgisini çekmiyor.”

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum arkadaşların yüzlerine baktım... Bu bilgi sanki de üzüntüye neden olmuştu...

Aslında ilk anda önemsenmeme duygusunun psikolojik yansıması içinize düşer gibi oluyor.

Yıllardır Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan ve dünya basınında yer buldu...

Bu yer buluşun neredeyse bir tekinde insanların mutlu bir şekilde Kıbrıs’a ilgi duymasına sağlayacak  içerik yoktu.

Ya çatışmalar haber oldu ya da Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili gelişmeler...

***

Yıllar evvel bir uluslararası toplantıda Yunanlı gazeteci arkadaşa Doğan Satmış’a önceki gün sorduğumuz sorunun benzerini sormuştum. Yanıtı neredeyse bire bir örtüşüyordu.

Yunan kamuoyunun gündeminden Kıbrıs sorunu, Türkiye’den önce düştü.

Kıbrıs sorununun Türkiye ve Yunanistan kamuoylarının gündeminden düşmesi Kıbrıs sorunu bakımından üzüntü nedeni değil tam tersi sevinç nedeni olmalıdır.

Yunanistan’da milliyetçilik rüzgarı dinmişe benziyor.

Atina’da her yüksek noktada Yunan bayrağı dikkat çekse de milliyetçiliği ateşi yıllar öncesine göre oturmuştur.

Türkiye için aynı yaklaşımı ortaya koymak olası değil.

***

Türkiye’de çok sağlıklı, çağdaş anlamda ulusalcı bir çizgiye itirazım olamaz.

Fransız’ın da, Yunan, İngiliz, Alman, İtalyan’ın da ulusal duyarlılığı var.

Türkiye’de de ulusal duyarlılık olmalı...

Ancak kamu oyu tepkilerine baktığınız zaman Türkiye’de DOLDURUŞ MİLLİYETÇİLİĞİ var.

Türkiye’de milliyetçiliğin düğmesi var, oraya basılır ayağa kalkılır, ter yönde basılınca da milliyetçililik tansiyonu aşağıya kayar.

***

Bir başka yazı konusu olduğu için bugün konumuza yakın bir başka noktaya dokunup geçmek isterim...

Türkiye’de ulusal duyarlılıkla korunması gereken pek çok kurum ala una ala düe yabancılara satılıyor... Yabancı yatırımcı olacak ama Türkiye’de çok stratejik noktalar elden çıkıyor... Türkiye’nin kaderiyle ilgili ipin ucu elden kaçıp yabancıların eline geçiyor ama Kıbrıslı ilgili aslan kesilen o “milliyetçilerden” etkili ses çıkmıyor...

Kimse yanlış anlamasın çağdaş özden yoksun bir milliyetçilik var Türkiye’de...

Ulusal duygular ve değerler o denli istisamara açık ki, gözlerimle tanık oldum bazı insanlar küçücük, avuç içi kadar kağıttan Türk bayrağı satar gibi görünerek dileniyor... Dilenmenin kamuflajı, örtüsü bile olabiliyor Türk bayrağı ve kimsecikler de “Kardeşim nedir senin yaptığın?” diye sormuyor.

***

Kıbrıs sorununun Türkiye’de basında tiraj, ekranlara reyting yapmaması iyi haber.

Aman bu gidişat değişmesin.

Değişmesi için Kıbrıs’tan dürtmeye, şiddalamaya da gerek yok. Türkiye’de kimleri şiddaladığımızı bilmeliyiz...

Kıbrıs sorunu, “Milli Dava “ olarak işaret edilip, kabul gördüğü sürece, çözüme enegel olacak baskı gruplarının etkisi yüksek olacak her zaman.

Milli Dava olarak görülen Kıbrıs sorununda görüşmeci de Milli Dava Avukatıdır.. Milli Dava Avukatı’nın Kıbrıs sorununda tarafların karşılıklı beklentilerine yanıt verecek bir çözüme katkı koyması olası mı?

“Dava ve avukat” tanımla sınırlarından kurtulunamadığı zaman görüşmeciler köprü üzerindeki iki inatçı keçiden farklı olamaz.

***

Bizde tanıtım ve düşünce aktarımında genelde yanlış adresler hedef kitle seçilir.

Turizmi git Türkiye’de tanıtıp pazarla... Aynı şekilde üniversitelerimizi de...

Ama Kıbrıs sorununda düşünce pazarlamasını Türkiye’ye dönük yapmaya kalkarsanız götürü riski gerisinden kat kat fazla olur.

KKTC’nin seçilmişleri Türkiye ile eşgüdüm içinde olacak... Buna sözümüz yok... Ama Kuzey Kıbrıs’ı her bakımdan Türkiye’nin matematiksel tanımlamayla alt kümesi yapan, Kuzey Kıbrıs’ı Türkiye evinin bir odası kabul eden anlayıştan kurtulmak istiyorsak özellikle Türkiye kamu oyuna çok ölçülü ve mesafeli yaklaşmak gerekir.

Lobicilik yapılacaksa bunun adresi Avrupa’dır Amerikadır... Türkiye’deki lobicilik kaş yapayım derken göz çıkarmak, dolaylı olarak Türkiye’den her türlü müdahaleye kamu oyu desteği sağlamaktır...

   910 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Eylül 2008, Cumartesi   Kıbrısımız adına, endişe duyuyorum, korkuyorum...
04 Eylül 2008, Perşembe   "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" diye, diye...
28 Ağustos 2008, Perşembe   “Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi.....
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Altı günde adanın kaderi değişti...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Görüşmelerde zor dönemeç...
26 Haziran 2008, Perşembe   İngiletere, Kıbrıs sorununa ne kadar taraftır?



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital