|
LEFKOŞA- İlkokul sıralarımızda çocuk şarkılarının önünde marşlar vardı.
Çocuk şarkısı olarak aklımda kalan “Ali Baba’nın Bir Çiftliği Var” şarkısı. Eminim sizler için de bu durum geçerlidir.
Öğrendiğimiz marşlar arasında akıllarımızda kalanların ilk sıralarında da “ANKARA, ANKARA GÜZEL ANKARA” diye başlayan marş var.
Ankara, Ankara, güzel Ankara diye başlar, “Senden yardım umar her düşen dara/ Yetersin onlara güzel Ankara” diye devam ederdi.
Bu marş bize çok da uyuyor aslında. Dünden bugüne Kuzey Kıbrıs’ta siyasi erki elinde tutanlar her konuda çareyi öncelikle Ankara’da arıyor.
* * *
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, tam kadro olarak 3 Ocak 2008’de Ankara’da olacak.
Talat’ın yol arkadaşlarına bakıldığı zaman masaya ağırlıkla Kıbrıs sorununun yatırılacağı anlaşılıyor.
Talat, ilk kez beraberinde Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’yı da götürüyor.
Avcı, ÖRP’nin Genel Başkanı.
Genelde ÖRP’ye özelde Turgay Avcı’ya Erdoğan dahil AKP’nin sıcak baktığı artık çok açık biliniyor.
Bazı çevrelere göre Avcı’nın Talat’la birlikte Ankara’da olmasını Türkiye Cumhurbaşkanı Gül ve AKP kurmayları istemiş.
Geçtiğimiz Cumartesi bir televizyon programına katılan Talat, DP ve Serdar Denktaş için övgü dolu sözler kullanması gönlünde yerini koruyan tercihin ifadesi olarak nitelendi.
Kuzey Kıbrıs siyasetine azıcık ilgi duyan herkes çok iyi bilir ki Talat’ın gönlünde yatan hükümet modeli CTP-DP Koalisyonu’dur.
Böyle bir koalisyon Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Talat, lehine işlev görür.
Talat, DP ve Serdar Denktaş lehine konuşurken CTP’nin şimdiki başkanı, Başbakan Soyer tam tersi bir yaklaşımla Serdar Denktaş’ı topa tutuyor. DP ve Serdar Denktaş’a bakış açısındaki farklılık Talat-Soyer ikilisinin önemli bir farklı yaklaşımı olarak siyaset kulislerinde konuşuluyor.
* * *
Talat’ın Ankara ziyareti, “Yardım isteme amaçlı mı?”.
Kıbrıs sorununda Ankara’nın etkinliğini inkar etmek gerçeğin görmezlikten gelinmesidir.
Kıbrıs sorununda Ankara’nın desteği Talat için önemli ve de gerekli.
Talat’ın geçmişte özellikle Başbakan iken Ankara’ya yaptığı seyahatlerin perde gerisine bakıldığı zaman Talat’ın TC Dışişleri bürokratlarıyla yıldızının çok barışık olmadığı görülür.
Talat’ın Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Ankara’ya gerçekleştirdiği bir çalışma ziyaretinde, TC Dışişlerini gelişmelerden habersiz olmakla suçlayıp, “Uyuyorsunuz” demesi Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan’ın tepkisini neden olmuş, gerginliği araya giren Gül gidermiş.
Şimdi Gül ve Talat yine masanın karşılıklı taraflarında olacak. Bu kez ikisi de Cumhurbaşkanı...
Gül’ün sağında solunda Dışişleri ağırlıklı bürokratlar olacak.
Talat’ın kadrosunda Dışişlerinde tek isim Bakan Avcı. Öteki kadro tamamen Talat’ın kendi seçtikleri.
Çok büyük olasılıkla Talat, TC Dışişleri bürokratlarının etkinliğini devre dışı bırakmaya çalışarak yeni açılımları ele aldırmayı deneyecek.
* * *
Kuzey Kıbrıs’ta Kıbrıs sorununda kaptan köşkündeki isim Mehmet Ali Talat. Bu nedenle Talat’ın Kıbrıs sorunuyla ilgili söyledikleri önemli.
TAK ajansının sorularını yanıtlayan Talat, Kıbrıs sorunuyla ilgili mesajlar da verdi 2008’e girerken.
Talat, Güney Kıbrıs’ta şubat ayındaki başkanlık seçimlerinin ardından Kıbrıs sorununun çözümü yönünde önemli girişimler beklediğinin altını çizip ekledi: “2008’in çözüm yılı olmasını istiyoruz.”
Güney Kıbrıs’taki seçim sonuçlarının yeni sürecin başlamasında olmasa da sonucunda önemli etken oluşturabileceğini de vurgulayan Talat, iki toplum arasında gittikçe soğuyan ilişkilere dikkat çekerek, “Bu yeni süreçten de sonuç alınmazsa son süreç olabilir ve BM farklı arayışlara yönelebilir” ifadelerini kullandı.
Mehmet Ali Talat, “Kıbrıs sorunu 2007’yi uykuda geçirdi ama birkaç ay sonra ciddi bir girişim başlayacak. Somut veri olmayabilir ama gerek diplomatik girişimler ve temaslar, gerek dünyanın ve AB’ın beklentileri ile BM Genel Sekreteri’nin son raporu bu konuda ciddi ipuçları içeriyor. Ben BM’nin ciddi niyet taşıdığına ve yeni bir süreç başlatacağına inanıyorum” diye konuştu.
* * *
Cumhurbaşkanlığına aday olurken çözümü sağlama konusunda çok iddialı konuşan Talat, çözümsüzlüğün sıkıntısını en ağır hissedenlerden biri. Çözümsüzlüğün devamının bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçiminde kampanyasını zora sokacağını da biliyor.
Daha da önemlisi Talat, 2008’de doğacak fırsatların da harcanması durumunda bölünmüşlük daha da kalıcılaşacak.
TAK’ı haberinde de Talat’ın kaygısı şöyle yer alıyor:
“ Yıl içinde muhtemel bir girişimden sonuç alınmaması halinde bunun “son girişim” olabileceği uyarısında da bulunan Talat, “Yeni bir çabayla çözüm için çalışan BM, yine başarı olmazsa ‘başka yollar var mı’ diye arayışa girebilir. Bu ne olabilir bilemem, ama olabilir. Çünkü ayrılık her geçen gün derinleşiyor, ilişkiler kötüleşiyor...” ifadelerini kullandı.
Talat, Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını ve başta seçilmişler olmak üzere Kıbrıs Türk yönetimini “yok sayma” yaklaşımının, egemenliğini Kuzey’e de yayma hedefinin, hiç bir konuda işbirliğine yanaşmamasının, ekonomiyi sekteye uğratma politikasının, vatandaşlarına Türk tarafından en küçük alışverişi yasaklama ve bu gibi politikalarının ayrılığın derinleşmesinde önemli rol oynadığına vurgu yaptı.”
* * *
Kıbrıs sorununun çözümünde ortaya çıkacak fırsatları kaçırmak istemeyen Talat, Ankara’yı da benzer duyarlı noktaya getirmek istiyor. Talat da çok iyi biliyor ki Ankara’nın, Kıbrıs sorununun bir an önce çözüme kavuşması gibi bir derdi yok.
|