6 Eylül 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
DAÜ İngiltere’den gelen öğrencileri ağırlıyor
Tolga’nın filmi tartışma getirecek
Orhan Pamuk'un son romanı bir aşk masalı
Piraye’nin Sandığından Nazım’ın “Öteki Defterleri” Çıktı
İran’daki idamlara karşı protesto
Methanol found in counterfeit Spar brand vodka
Thousands celebrate Olympic Handover in Hackney
‘Beş Vakit’ İngiltere’de gösterime giriyor
KIBRIS'TA MÜZAKERE SÜRECİ RESMEN BAŞLADI
Eylem, gönülleri fethetti

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Papadopulos'un oyunu nereye kadar sürecek?

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mart 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

LEFKOŞA- Rum gazeteci arkadaşları dinliyorum.

Kıbrıs sorununun nereden geldiğinden ziyade nereye gideceği sohbetin ağırlık merkezini oluşturuyor.

Papadopulos’un Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir aktör olduğunda herken hemfikir.

Makarios’tan sonra kendi çizgisinde inat eden ikinci Rum lider.

*          *         *

Papadopulos’un izlediği siyasetin Kıbrıs’a barış ve çözümü beslemediğine içtenlikle inanıyorum.

Ama Papadopulos’un  şu ana kadar kendi çizgisinde başarılı olduğunu da teslim etmek gerekir.

AB üyeliğinin verdiği avantajlarla Papadopulos, Talat’la ciddi anlamda bir görüşme için bir araya gelmeyi de kabul etmiyor.

Dün görüşme için Rauf Denktaş’ın kapısını aşındıranlar şimdi Papadopulos’un kapısını aşındırıyor.

Uluslararası tanınmışlığın avantajlarıyla Papadopulos, Denktaş’tan daha rahat.

... Ve böyle olunca amaç olan çözümün önüne araç geçti.

Yol haritası olmadan istediğiniz araca binin bir yere varamazsınız.

*             *             *

Papadopulos’a muhalif Rum gazeteci arkadaşların görüşlerini her fırsatta dinlerim.

Tasos Papdopulos’un kendine düşman yaratmadaki uzmanlığını anlatırken, “Kendi partisi DİKO’da bile Tasos’un çok muhalifleri var” diyorlar.

Anlıyorum ki oy oranı ve parti gücü ne olursa olsun kendi yöntemleriyle siyasi gücünü korumayı beceriyor.

Papadopulos, Yunanistan’la ilişkileri belki de en kötü olan Rum lider. Ama yine AB üyeliğiyle elde edilen güç Yunanistan ilişkilerinde Tasos Papadopulos’un manevra yeteneğini besliyor.

Atina ile ortak siyaset üretilmezken, yeterince bilgi akışı da yok. Yunanistan Dışişleri Bakanı Bakoyanni, Papadopulos için neredeyse olmayan bir siyasi kimlik.

*              *              *

İşte bu Papadopulos’la dans edildiği çok iyi bilinerek adım atılmalı.

Papadopulos, bilerek ve isteyerek araç olan görüşmelerin başlamasını içeriğinde daha değerli hale getirdi. Düşünebiliyor musunuz Papadopulos’u görüşme masasına getirmeyi başaranlar kendilerini iş başarmış sayacaklar.

Oynamamak için her türlü mazereti üreten gelin gibi hep yan çizen Papadopulos’un oyununa gelmeden politika geliştirmek gerek.

Bu başarılmazsa görüşmeler başlasa da bir mesafe alınması hele görüşme sürecinin başarı ile sonuçlanması imkansızdır.

Papadopulos, kendi göre bir oyun oynuyor. Ancak bu oyunun nereye kadar gideceği belirsiz. Papadopulos’un izlediği siyaset Rum toplumunda geniş kesimlerin desteğini toplamasına topluyor da sadece iç destek o siyasetin ömrünü uzunluğuna yetmiyor.

*         *          *

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos’la henüz adaylığı bile kesinleşmeden Ağustos, 2002’de uzunca bir sohbet yapmış ve KIBRIS gazetesinde yayımlamıştım.

Daha o zamanlarda Tasos Papadopulos’un adaylığının mümkün olamayacağını söyleyene yabancı diplomatlar vardı. En önemli neden olarak da Miloseviç’in milyarlarca dolarının Güney Kıbrıs’ta aklanmasında Papadopulos’un işbirlikçi konumuydu.

Özellikle ABD’nin bu konuda kesin tavır içinde olabileceği konuşuluyordu.

Papadopulos, Rum kesiminden pek çok kişiye göre de “camdan evde” oturuyordu. Daha net ifadeyle dosyası çok temiz değildi.

O sohbetimizde Padopulos’a yönelttiğim sorulardan biri şuydu:

“ Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adaylardan birisiniz. Bazı söylentilere göre ABD sizin seçimlere  atılmanızdan dolayı rahatsızlık duyuyor. Bu seçime katılacağınız kesin mi? Seçimi kazanma şansınız hakkında
ne düşünüyorsunuz?”
Papadopulos, şu yanıtı vermişti:
” Şu anda Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hangi adayların katılacağı netlik kazanmış değil. Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Eğer aday olursam Kıbrıs'ın insanları tarafından şeçilmek ve onaylanmak isterim.

Kendi milli çıkarlarına hizmet edeceği düşüncesiyle tercihini ortaya koyup dikte etmeye çalışan bir yabancı ülke tarafından değil. Seçmenlerin, öncelikle kimlerin çıkarlarına hizmet edeceklerine karar vermeleri gerekir. ABD, diğer tüm ciddi ve saygın devletler gibi politikasını, diğer devletlerde kişisel olarak beğendikleri veya beğenmedikleri üzerine belirleyemez ve ABD'nin başka bir ülkenin içişlerine karışma suçlamasıyla karşılaşmasını istediğini sanmıyorum. Seçim sonuçları üzerinde tahmin yapmak istemiyorum. Sadece, seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun şu anda resmi olmayan adaylığımı destekleyeceklerini belirttiklerini söyleyebilirim.”

... Tasos Papadopulos’un dönemin ABD büyük elçisiyle yaptığı görüşme sonrası adaylık vizesi aldığı da hep konuşuldu.

Papadopulos aday oldu ve kazandı. Ama birileri sanırım “Camdan evde oturan” Papadopulos’u gün gele camdan evde oluşunu “değerlendirmeyi” tercih etti.

*             *            *

Papadopulos, EOKA’nın önde gelen isimlerinden biriydi. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken önemli görevlere Rum Toplumundan EOKA’cılar, Türk Toplumundan da TMT’ciler getirilmişti.

Tasos Papadopulos, ilk kabinenin 26 yaşında, en genç bakanıydı.

Ama bilinen bir diğer gerçek Papadopulos’un bir ayağı hükümetteyken öteki ayağının EOKA’da olduğuydu.

AKRİTAS planını hazırlayıp kaleme alanlar arasında Tasos Papadopulos’un olduğunu ilgi duyan herkes biliyor.

Papadopulos, sadece Akritas Planı’nı yazmakla da kalmadı. 1963 olaylarında da sorumluluk taşıdı.

O sohbetimiz de EOKA konusunu da şu soruyla sormuştum:
” EOKA hakkındaki düşünceleriniz ve sizin hayatınızdaki etkileri neler?”
... Ve Papadopulos’un yanıtı:
” EOKA koloni yönetimine karşı bir özgürlük mücadelesiydi. Hiçbir zaman Türklere karşı bir hareket olmadı.

Bazen biz Kıbrıslıların, İngiliz koloni yönetimine karşı bağımsızlık talebimizde güçlerimizi birleştirseydik ne kadar daha etkili olabileceğimizi düşünüyorum. Bunun yerine Kıbrıslı Rumlar koloni karşıtı olan mücadelelerini Enosis'le birleştirdi; Kıbrıslı Türkler de İngilizler'in cesaretlendirmesiyle "Kıbrıs Türktür" veya "Taksim" sloganıyla pozisyonunu belirledi.

Biz, her iki toplum, yanlış milliyetçilik düşünceleriyle motive edildik. Tabii bir olay olduktan sonra konuşmak kolaydır. Ancak o dönemin şartlarını ve insanlarımızın tutumlarını da unutmamalıyız. Belki de gelecekte tarihçiler milliyetçilik kıvılcımı olmasaydı, koloni karşıtı mücadelenin olmasının imkansız olacağını iddia edecekler.”

*              *           *

Papadopulos, EOKA’cı yanını hiç gizlemedi.

AKEL’in resmi internet sitesinin seçimlerle ilgili bölümünde Papadopulos’un Cumhurbaşkanı olarak özgeçmişi de var. Ve o özgeçmişin ilk satırları bakınız hangi bilgileri içeriyor:

“...Tassos Papadopulos 7 Ocak 1934 tarihinde Lefkoşa’da doğdu. İngiltere’de (Gray's Inn, Barrister-at-Law) hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra, EOKA’nın kurtuluş mücadelesinde çeşitli görevlerde aktif olarak yer aldı. EOKA’nın siyasi örgütlenmesi olan PEKA içerisinde önce Lefkoşa sorumlusu, daha sonra da Kıbrıs Genel Sorumlusu oldu. Londra Konferansı’nda yer aldı, Zürih-Londra anlaşmalarının imzalanmasına karşı oy kullanan (AKEL temsilcileri dışındaki) iki temsilciden biriydi.”

*             *           *

Güney Kıbrıs’ta 2008 Şubat’ında Başkanlık seçimi var. Camdan evde oturmasına karşılık taşla oynayan Papadopulos, AKEL’le siyasi evliliğine güvenerek oldukça rahat görünüyor. Ancak eski ya da yeni defterler ama özellikle eskileri açıldıkça Papadopulos’un başına neler gelebileceğini kestirmek çok da kolay değil...

 

   855 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Eylül 2008, Perşembe   "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" diye, diye...
28 Ağustos 2008, Perşembe   “Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi.....
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Altı günde adanın kaderi değişti...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Görüşmelerde zor dönemeç...
26 Haziran 2008, Perşembe   İngiletere, Kıbrıs sorununa ne kadar taraftır?
19 Haziran 2008, Perşembe   Esas konuların etrafından tur atmakla olmuyor...



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital