6 Eylül 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
DAÜ İngiltere’den gelen öğrencileri ağırlıyor
Tolga’nın filmi tartışma getirecek
Orhan Pamuk'un son romanı bir aşk masalı
Piraye’nin Sandığından Nazım’ın “Öteki Defterleri” Çıktı
İran’daki idamlara karşı protesto
Methanol found in counterfeit Spar brand vodka
Thousands celebrate Olympic Handover in Hackney
‘Beş Vakit’ İngiltere’de gösterime giriyor
KIBRIS'TA MÜZAKERE SÜRECİ RESMEN BAŞLADI
Eylem, gönülleri fethetti

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Londra'daki kardeşlerimizi hem dinledim hem gözledim...

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Şubat 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın Londra ziyareti bana da Londra’daki Kıbrıslı Kardeşlerimizi bir kez daha hem dinleme hem gözleme fırsatı verdi.

Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türkleri iyi tanıdığıma inanırım.

Herkes gibi benim de yakın aile bireylerim yaşıyor Londra’da. Ablam 1960, iki kardeşim ise 1968’lerde Londra’ya gitti.

Londra’daki Kıbrıs Türkünün, seksenine merdiven dayayanları, evladının torununu yani dördüncü kuşağı da görme noktasına geldi.

Yıllar önce hem ulaşım hem iletişim zordu.

Şimdi ikisi de kolay. Tabii parası olana.

Kıbrıs’ta yaygın bir kanaat yıllarca egemen oldu. O yanlış kanata göre Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türkler neredeyse parayı yerden toplar ve hepsinin cebi para dolu.

İngiltere gelişmiş bir batı ülkesidir. Genel rakamlara bakıldığı zaman da zengin bir ülkedir. Sosyal devlet anlayışı da geri vites takmış olmasına rağmen hala iyidir.

Tüm bu koşullara rağmen Londra’da yaşam çok sayıda insanımız için Kıbrıs’tan zordur.

Kimse parayı benzetme yerindeyse yerden toplamıyor. Çok zengin insanlarımız olduğu gibi çok zor durumda olanlar da var.

Londra’da olduğu için mutlu olan insanlarımızın sayısı yok denecek kadar az. Kimse, bir zamanların popüler şarkısı, “Londra sokaklarında ağlar gezerim” i seslendirmiyor ama fark ettim ki o şarkıyı içinden, yüreğinden, ağlayarak sessizce söyleyen çok...

Londra’da bugün dek kaç kez bulunduğumu anımsamam. Sayısını bilemeyeceğim kadar çok Londra’da günler, haftalar geçirdim. Her defasında ailemin dışındaki insanlarımızla da konuşma, onların özellikle dertlerini dinlemeye çok özen gösterdim.

Dertler, sıkıntılar, sorunlar insan organizmasındaki ağrılara, sağlığın bozulduğunun sinyallerine benzer. Eğer sorunları boş verir ve kronikleşmesine izin verirseniz sorunun değil sağlığınızın tedavisi zorlaşır.

Yarım asrı bir süredir Londra’da Kıbrıslı Türk var.

Hiç bir dönemde Londra’daki Kıbrıs Türkü, ciddi anlamda anımsanmadı, düşünülmedi, adam muamelesi görmedi. Bırakın 1974’e kadar geçen süreyi. Çünkü o dönemde zaten Kıbrıs Türkü ve Kıbrıs’taki Türk Yönetiminin kendi kendine sahip çıkma derdi vardı. O sıkıntı içinde Londra’daki Kıbrıs Türkü, Türkiye’den sonra avuç açılan ikinci merkez gibiydi.

Ama 1974 sonrası olanaklar daha geniş olup, kurumlaşma yönünde önemli mesafeler alınırken Londra Türkü düşünülü mü, hatırlandı mı? HAYIR,HİÇ BİR ZAMAN GERÇEK ANLAMDA DÜŞÜNÜLMEDİ, HATIRLANMADI.

*            *           *

“Gizlim saklım yok” dediği için Turgay Avcı’nın bütün görüşmelerini izlemeye çaba harcadım.

Örgüt temsilcileriyle yapılan görüşmelerde çok samimi görüşler ortaya konuldu ama özellikle Güney ve Kuzey Londra’da yapılan halka açık toplantılarda kişisel gibi görünen sorunlar dile getirilirken aslında Londra’da yaşayan ve yüz binin üzerinde olduğu ifade edilen Kıbrıslı Türkün ortak dertleri ve Kuzey Kıbrıs’a duyulan güvensizlik ve kırgınlık dile getiriliyordu.

Londra’da yaşan Kıbrıs Türkü dert küpü, derken kesinlikle abartı yapmıyorum.

Londra’daki Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz toplum bilimciler, konunun uzmanları tarafından ciddi bir analiz kapsamına alında sorunlarının dile getirdiklerinden kat kat fazla olduğu ortaya çıkacak.

Seslendirilenler onların çok kolay fark edip dile getirdikleri sorunlardır.

Askerlik her iki halka açık toplantıda dile getirildi.

Kıbrıs’ta yaşayanlar askerlik sorununu askerlik çağı gelen çocuklarıyla birlikte hissedip yaşar ve biter. Londra’daki kardeşlerimiz için öyle değil. Hayatlarını Londra’da kuran, yıllarca Londra’da yaşayan insanlarımızda yetmişine merdiven dayayanlar bile askerlik sorunu nedeniyle Kuzey Kıbrıs’a gelmekten korkar olmuş.

Genç bir kardeşimiz, “Askerlik sorunu nedeniyle ölen anacığımın cenaze törenine katılıp, mezarına iki kürek toprak atamadığım için hayatım boyunca dinmeyecek bir acı yaşıyorum” derken sesi ağlamaklıydı.

Avtepeli 69 yaşındaki Atabey Hüseyin’in geçen yıl askerlik sorunu nedeniyle yaşadıklarını dinlerken anlatılanlara güleyim mi ağlayım mı bilemedim. Askeri yetkililer Atabey Amcamızın askerlik yapamayacağını biliyorlar ama kağıt üzerinde 49 yaş sonrası erteleme olamayacağı için askerlik yapması gerekiyor. Çareyi sağlık nedeniyle askerlik yapamayacağına karar vermekte bulup günlerini günlerce hastane yollarında geçirtmişler.

Kısa ve öz, Londra’daki insanlarımızdan askerlikle ilgili sorunu olanların sorununa hiç ama hiç zaman kaybetmeden çare üretilmeli. Bu çare nasıl olur? En geniş açıdan çare neyse öyle olur.

*            *             *

Bazı istismarları önlemek için Kuzey Kıbrıs’ta kararlar alınır. Bu kararlar çok özen ürünü değildir genelde. Kurunun yanında yaşın da yanması bizi yönetenlerin pek da umurunda değildir.

Yaşlı bir Kıbrıslı Türk, dobra dobra konuşuyor Bakan Avcı’ya. “Bu Londra’da beş çocuğumun beşini de yetiştirdim, okuttum ele güne muhtaç olmayacak duruma getirdim. Bu benim en büyük mutluluğumdur. Ama bunları yaparken esir gibi işledim. Hazıra konmadım. Kıbrıs’a gitmeye karar verdik, eskiden arabamızı gümrüksüz götürme hakkımız vardı. Şimdi arabacığımı götüremezmişim, yasak konmuş. Biz arabamızı götürürsek galericiler rahatsız olurmuş. Sorarım Kıbrıs’ta galerileri hükümet mi, yoksa hükümeti galericiler mi idare eder?”

*             *           *

İskan yarası Kuzey Kıbrıs’tan çok Londra’da kanıyor dersem abartı olmaz.

Her iki toplantı da iskan konusu gündeme geldi. Erenköy Mücahitlerinden Orhan Nazım, konuyu farklı bir yaklaşımla dile getirip şunları söyledi: “ Kıbrıs’ta eşdeğer uygulaması sırasında Londra’daki Kıbrıslı Türkler neredeyse hiç düşünülmedi. Londra’daki Kıbrıslı Türkler için ayrı paket açıklansın dedik kimse sesimizi duymadı. Herkes çok iyi bilir Rum tarafı 1974 öncesi yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin, Güneydeki mallarını satabileceği yönünde karar aldı. Londra’da herkesin elinde puan var ama hiç bir şey almadı. Yarın bu insanlar Güneye gidip malını Ruma veya bir başkasına satarsa suçlu mu olacak?”

Orhan Nazım’ın sorusuna kendi vicdanımda yanıt verdim. “Bu kadar ihmal edilen insanlar o yönde adım atarsa kimse onlara suçlusunuz diyemez.”

*            *             *

Bu yazdıklarımın kat kat fazla sorun var Londra’da.

Temsilcilikten memnun olanlar yanında beklentileri daha fazla olanlar da var.

Londra’daki Türk okullarının daha verimli olması için kayda değer düşünce ortaya koyanların düşünceleri not edilecek değerde.

Bakan Avcı geleneksel olarak her yıl Londra’da KKTC Haftası düzenlenmesi fikrini gündeme getirdi. Güzel bir proje. Ancak bana öyle gelir ki Londra’da KKTC haftası düzenleme yerine Kuzey Kıbrıs’ta Londra Türkleri haftası düzenlemek daha yararlı olacak. Böylece Londra’daki kardeşlerimizin sorunlarını Kıbrıs’ta gündeme daha etkili taşıma fırsatı doğacak.

   935 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Eylül 2008, Perşembe   "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" diye, diye...
28 Ağustos 2008, Perşembe   “Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi.....
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Altı günde adanın kaderi değişti...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Görüşmelerde zor dönemeç...
26 Haziran 2008, Perşembe   İngiletere, Kıbrıs sorununa ne kadar taraftır?
19 Haziran 2008, Perşembe   Esas konuların etrafından tur atmakla olmuyor...



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital