20 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Alman İstihbaratı "Derin devletin işi"
Genelkurmay Başkanı Başbuğ oldu
Talat "2009 başında çözüm bekliyorum"
Serap Tezcan barış ve kardeşliği yazıyor
Kolesterolü düşürmek için en yeni teknikler
Johnson canlı yayında sinek yuttu
Richard Barnes'tan destek sözü
DAÜ Yaz Kampı’na Londra’dan 12 genç katılıyor
ICAD: "Sadece Ergenekon'u Değil, Devlet Yapımı Kontrgerillayı Dağıtın"
Kraliçe yine Londra'dan

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Avrupa, Kıbrıs'ta çıkış yolları bulmaya çalışıyor

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Ekim 2006, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

LEFKOŞA- Avrupa Birliği ya da daha geniş isimlendirmesiyle Avrupa, Kıbrıs’ta çözümsüzlüğe çıkış yolları bulmaya çalışıyor.

Dış politikada ortak siyaset izleme konusunda henüz istenilen etkin noktada olunmazken, etkili AB ülkeleri tek başlarına da nabız yokluyor.

Bu çerçevede Alman Sosyal Demokrat Parti’nin  AB Komisyonundan üç milletvekili Axel Schafer, Lale Akgün, Rainer Fornahl ile AB işleri sorumlusu Dr. Jutta Tiedtke, Atina ve Ankara ziyareti öncesi Salı günü Kuzey Kıbrıs’taydı.

Kuzey Kıbrıs ziyareti öncesi Axel Scafer Başkanlığındaki heyet Güney Kıbrıs’ta da görüşmeler yaptı.

Kuzey Kıbrıs’ta Başbakan Ferdi Sabit Soyer, ÖRP Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’la görüşme yapan heyet programlarındaki son görüşmeyi de benimle gerçekleştirdi.

Saray Otel’in en üst katından bir anlamda Lefkoşa’ya tepeden bakarak konuştuk.

Sohbet öncesi günün son ışıkları Lefkoşa’ya da veda etmeden Saray Otel’in tepe balkonunda görüntü alıyoruz.

Doğal görünümlü bir kaymayla Beşparmak dağlarındaki büyük boy KKTC Bayrağının görünme riski en az olan açıdan resim almayı tercih ediyorlar.

*          *         *

Fotoğraf çekme sonrası sohbete geçiyoruz.

Kırk beş dakika olarak hedeflenen görüşmemiz 65 dakika sürdü. Ağırlıkla dinlemeye geldikleri kolay anlaşılırdı.

Bu sürenin en az elli dakikasında onlar sordu ben konuştum.

Kıbrıs sorununun çözümünde tıkanıklık yaşandığını kabul ediyorlar.

Finlandiya’nın ortaya koyduğu öneri mi, düşünce mi olduğu net olmayan yaklaşımlarla ilgili kamuoyunun ne düşündüğünü de merak ediyorlar.

KKTC Bayrağını arkalarına alarak fotoğraf çektirmek istemeyen Alman Heyeti’nin,  Papadopulos ve onun çizgisindeki politikalardan rahatsız olduğu çok kolay fark ediliyor.

Rum tarafının izlediği politikaların, “katı ve çözüme katkı koymaktan uzak olduğu” diplomatik bir dille çok net ortaya konuyor. Dahası Rum tarafının bu tutumuna karşı Kıbrıs Türk tarafına daha yakın, daha anlayışlı davranılması gerektiğini de ifade ediyorlar.

Kıbrıs sorunu çözülmeden Kıbrıslı Rumların kontrolündeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB ailesine kabul edilmesinin yanlış olduğunu tereddütsüz tüm heyet üyeleri kabul ediyor.

*            *         *

Gazeteci olarak soru sorup yanıt almaya alışkınım. Ama bu kez ağırlıkla onlar sordu ben yanıtladım.

Sorulardan eğilimlerini öğrenmeye çalışırken arada sorduğum sorular da oldu.

Öncelikle içinde bulunulan durumu değerlendirmem istendi.

Şunların altını çizerek anlattım.

“ Kıbrıs sorunu hiç bir dönemde çözüme bu kadar uzak olmadı. Barış ve çözüm için meydanları tıka basa doldurup Barış, çözüm ve AB yolunu açmak için oy kullanan Kıbrıslı Türkler, bugün için AB dahil hiç bir merkeze güvenmiyor. Güvensizlik yanında ciddi bir umutsuzlukta söz konusudur. Umut olmadığı için Finlandiya’nın gündeme gelen yaklaşımları da ciddi bir öneri olarak algılanmamış, daha toplumun %10’u bile bu önerileri ciddi olarak öğrenme çabasına girmemiştir.”

Tam bu noktada Kıbrıs sorununun çözüm çabalarının aslında buzdolabına konduğunu söyleyip ekledim:

“ Annan Planı sonrasında Kıbrıs sorununun çözümü yönünde umut verici hiç bir çaba yoktur. AB ailesinden, ya da doğrudan Brüksel çıkışlı önerilerin hiç biri Kıbrıs sorununu çözme amaçlı değil. Helsinki’nin önerilerinin amacı da Kıbrıs sorununu çözmek değil. Amaç Türkiye-AB üyelik görüşmelerinin yol kazasına Kıbrıs yüzünden uğramaması. Kıbrıs sorununa çare olmayan hiç bir öneri ilgimi çekmez. Türkiye-AB üyelik görüşmelerinin yol kazasına uğrayıp uğramaması da pek umurumda değil.”

*         *        *

Söz izolasyonlara da doğal olarak geldi.

Yine ben konuştum onlar not etti.

“ Kıbrıslı Türkler olarak bizlerin 1974’e, Türkiye’nin adaya askeri müdahalesine bakış açımız belli. Kıbrıslı Türkler, Türkiye’nin müdahalesini işgal görmüyor. Ama Rumlar Türkiye’yi işgalci ve adayı bölen ülke olarak görüyor. Madem öyle görüyorlar, güçleri yetersi ambargoları Türkiye’ye uygulasınlar, uygulatsınlar da görelim. Kıbrıslı Türklerin gücü mevcut durumu yaratmaya yetmezdi. Bu durumda ceza nitelikli ambargolar Kıbrıslı Türklerin hangi suçunun karşılığıdır? Kıbrıs sorunu hala çözümsüz. Suçlu, suçsuz taraf ortada net olarak belli değilken, niye Kıbrıslı Türkler bedel ödesin?”

*            *           *

Sabırla dinleyip not ediyorlar, ama en çok istedikleri çıkış yolu bulmak.

O noktada da görüşlerimi anlattım.

“ Kıbrıs Türk tarafı şu an ayrılıkçı, adada kalıcı bir bölünmüşlük için çaba harcar konumda değil. Bizim Kıbrıs Rum tarafı dediğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınmışlığını şimdi tartışmayalım. Ama bir gerçek ifadelendirilsin. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasında ayrı varlığı kabul edilen Kıbrıslı Türklerle doğrudan temas yolları bulunmalıdır.

Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik ve pasaportunu alması, Papadopulos Yönetimini kendini temsil eden bir yönetim olarak tanıdığı ve temsil yetkisi verdiği anlamına gelmez.

Tanınmasa da Kuzeyde, Kıbrıslı Türklerin kendi yönetim yapısı var. Bu yapıyla iletişimde Rum tarafının koyduğu kurallara uymak, üçüncü tarafın tarafsız girişimini olumsuz etkiler. Avrupa, Rum tarafına, “Yeter, Kıbrıslı Türklerle temasın yol haritasını sen çizemezsin” demeyi başardığı gün Kıbrıs sorununun çözümünde AB inisiyatif alacak konuma gelmiş olacak. Bu yapılmadığı sürece hiç bir çaba meyve veremez. Beğenilsin ya da beğenilmesin gerçek budur.”

*             *           *

Sohbetin sonunda SDP Milletvekili Rainer Fornah, “Öncelikle nasıl bir çözüm istendiğinde taraflar anlaşmalı ki biz de yardımcı olabilelim” deyince gülüp son sözü söyledim: “O noktaya varabilsek çözüm için size ya da bir başkasına ihtiyacımız mı kalır?”

*          *          *

Saat 19.30’da Alman Sosyal Demokrat Parti, AB Komisyonu üyeleriyle Saray Otel’in roofundan aşağıya iniyoruz. Görüşmenin yararlı olduğunu söylüyorlar. Ben de kendi kendime soruyorum. İşte kendi soruma verdiğim yanıt: “AB içerisinde Papadopulos’un izlediği politika ciddi anlamda can sıkma noktasına geldi. Almanya, yakın bir gelecekte çözüm için ciddi adımlar atar, Rum tarafını rahatsız eden, Kıbrıs Türk tarafına memnun eden açılımları gündeme getirirse bu benim için hiç sürpriz olmayacak.”

   1186 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Altı günde adanın kaderi değişti...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Görüşmelerde zor dönemeç...
26 Haziran 2008, Perşembe   İngiletere, Kıbrıs sorununa ne kadar taraftır?
19 Haziran 2008, Perşembe   Esas konuların etrafından tur atmakla olmuyor...
13 Haziran 2008, Cuma   CTP, şamar oğlanı olurken...
05 Haziran 2008, Perşembe   Hristofyas ve Rum tarafının sıkıntısı



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital