28 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
ICAD: "Sadece Ergenekon'u Değil, Devlet Yapımı Kontrgerillayı Dağıtın"
Londra’da İran karşıtı eylemler devam ediyor
Pegasus ile haftada 5 uçuş!
“Kaliteli muhasebecilik bizim işimiz”
Hayat TV geri döndü
Sorunların çözümü için destek sözü
Hackney’e yeni toplum merkez
Haringey’de polise internetten ulaşabilirsiniz
Dursun Karataş öldü
Ölüm saçan tersane

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Kuzey Kıbrıs'ta generallerin resmigeçidi

Koray DÜZGÖREN
koray@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kuzey Kıbrıs’ı son üç haftada iki önemli general ziyaret etti.

Biri, Türkiye Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, diğeri ise Büyükanıt’ın önümüzdeki ağustos ayında emekli olmasıyla onun yerine geçeçeceği kesin olan müstakbel başkan, Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ.

Rutin, sıradan ziyaretler gibi görünen bu iki ziyaret de aslında ağır politik değerlendirmelere yol açacak işaretlerin verildiği, Türkiye’deki iktidar kavgasına ilişkin önemli mesajların yayınlandığı geziler oldu.

Bugün aslında Türkiye’deki mevcut siyasi iktidara paralel olan askeri vesayet sisteminin, askeri iktidarın iki güçlü adamı olan her iki generalin mesaj iletme mekanı olarak Kuzey Kıbrıs’ı seçmiş olmasının üzerinde durmak gerekir.

Çünkü Kuzey Kıbrıs Türkiye’deki bu iktidar kavgasında çok önemli bir nirengi noktasını ifade etmektedir.

Türkiye’deki paralel iktidarın sözcüleri bu iktidar kavgasını Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana daima iki mesele üzerinden yapagelmişlerdir. Laiklik ve ülke bütünlüğü.

Birincisinde yeri geldikçe, iktidar kavgası sıkıştıkça Türkiye’de laikliğin elden gitmekte olduğu ileri sürülerek dinci akımlar ve laiklik karşıtı gibi gösterilen bazı örgütlenmeler  rejimi tehdit eden faaliyetler olarak ilan edilir.

İkincisinde ise Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana hep baskıyla, zorla bastırılmış olan Kürt meselesine ilişkin kimlik ve özgürlük talepleri, Kürtlerin kültürel hak istemleri ileri sürülerek bölücülük tehdidinin yükseldiği gerekçesiyle devletin bekaası için bu vesayet rejiminin sürmesi gerektiği ifade edilir.

1974’de adına ‘Kıbrıs Barış Harekatı’ denilen, Kuzey’e Türk askerinin yerleşmesi olayından sonra bu iki gerekçeye bilindiği gibi bir de Kıbrıs meselesi ilave edilmiştir.

Kıbrıs’ın milli bir mesele olduğu, bu nedenle Kıbrıs’ta Türkiye’nin önerdiği formüllerin dışında bir çözümün kabul edilemez olduğunu ve hiçbir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin devlet politikası olarak belirlenen bilinen yaklaşımlar dışına çıkamıyacağı benimsenmiştir.

Hatta bu devlet politikasının dışında, çözüme ilişkin farklı önerilerde bulunmak bile ‘Vatan hainliği’ olarak ifade edilmiştir.

Bu politikanın 2002’de AKP’nin iktidara gelmesi ile biraz yumuşadığını kabul etmek lazım. Hatta çözümün önündeki en büyük engel olan Rauf Denktaş’ın görevden ayrılmak zorunda kalması ve BM’in önerdiği referendumda Kuzey Kıbrıslıların büyük bir çoğunlukla Annan Planı’na ‘evet’ demesi ile çözüm yolunda umutların yeşerdiğini de biliyoruz.

Sonraki gelişmeleri de…

Şimdi geldiğimiz noktada yeniden çözüm umutlarının ortaya çıktığı bir dönem yaşıyoruz. Bakalım Türklerle Rumların yeniden görüşmelere başlaması yeni bir çözüm sürecinin başlamasına yardımcı olabilecek mi?   

İşte bu noktada Türk generallerinin Kuzey Kıbrıs’a bir hafta arayla yaptığı ziyaretler önem taşıyor.

Generaller bu ziyaretlerle bir yandan iç politikadaki iktidar çekişmesine ilişkin pozisyonlarını, kararlılıklarını Türkiye’de hasım olarak hatta düşman olarak gördükleri demokratik güçlere Kıbrıs’tan iletmeyi tercih etmiş görünüyorlar.

Şu anda AKP’nin kapatılmasını hedefleyen dava da, bu dava vesilesiyle Türkiye’nin içinde bulunduğu darbe ortamı da bu iktidar kavgasıyla yakından ilgili durumlar. 

Öte yandan generaller Kuzey Kıbrıs’tan AKP’nin, sivil iktidarın dış politikasına doğrudan müdahale ederek dış dünyaya, “yetki bizde, yanlış bir hesap yapılmasın” diyerek mesaj verdiler.

Her iki generalin da mesajı şuydu:

“Kıbrıs’ta iki taraf bir çözüme varsa bile sağlanacak çözümün bizim açımızdan da, yani bazı güvenlik kriterlerinin karşılanması açısından da kabul edilebilir olması gerekir”

Bu mesajı aslında, “Boşuna uğraşmayın, biz Kıbrıs’ta bir çözüm istemiyoruz. Çünkü Kıbrıs’ta çözüm demek Türkiye’nin çok önemi bir meselesini halletmesi ve bu sayede de AB yolunda daha hızlı ilerlemesi anlamı taşır. Oysa biz Türkiye’nin AB sürecinden uzaklaşmasın istiyoruz” şeklinde okumak doğru olur.

 

Üstelik generaller Kuzey’den verdikleri bu mesajlarla Türkiye’nin şimdiye kadar Kuzey Kıbrıs’la ilgili savunduğu, uluslararası topluluğa kabul ettirmeye çalıştığı tezlerin de geçersiz olduğunu göstermiş oldular.

Kuzey Kıbrıs’ın bağımsız bir devlet olmadığını, adeta Türkiye’nin bir müstemlekesi olduğunu ilan ettiler.

Generallerin Kuzey Kıbrıs resmigeçidi görüldüğü gibi sadece Kıbrıs’a ilişkin, Kıbrıs meselesiyle ilgili değil. 

Türkiye’nin geleceği ile ilgili mesajlar Kıbrıs meselesi üzerinden Kıbrıs’tan verildi.

Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’ın, Kıbrıslıların kaderi ile Türkiye’nin kaderinin ayrılmaz bir şekilde birbirine bağımlı olduğunu unutmamak gerekir.

   880 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Temmuz 2008, Perşembe   Kapatma ve Ergenekon davaları devam ederken Güngören provakasyonu
25 Temmuz 2008, Cuma   Ergenekon ve parti içi despotizmden güç alan darbe heveslileri
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon iddianamesi: Ne reddetmek. Ne de çok şey beklemek gerek
03 Temmuz 2008, Perşembe   Toz duman arasında Sivas katliamını unutmayalım
26 Haziran 2008, Perşembe   İsmi nedeniyle sınır kapısından çevrilen bir çocuğun hikayesi
13 Haziran 2008, Cuma   'Ayıkla pirincin taşını'
05 Haziran 2008, Perşembe   Devlet herkesi dinliyor. Önerilen Çare: Konuşmayın
15 Mayıs 2008, Perşembe   Sorunu çözmek yerine sürpriz açıklamalara bel bağlamak
08 Mayıs 2008, Perşembe   AKP cellatlarına özenmeye devam ederken
01 Mayıs 2008, Perşembe   Emekçiler yasaklara rağmen 1 Mayıs'ta meydanlarda



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital